Güzin Göksu
Deney 01

Kuran'da ekamu/akimu tamlamaları

İnsanoğlu kendi salatını bulabilecek mi?

İnsanların salatı'nın ne olduğunu bulma yolunda ekamu/akimu kavramlarının kullanımını keşfetmemiz önemli.

Salat = Namaz şeklinde kodlama yapanların görüşleri genellikle SLV kökünden gelen Salat kelimesinin başına -el takısı ile birlikte ekamu kalimesi gelirse tamlamanın anlamının ardındaki kelimenin form değiştirmesine neden olduğu ve ritüele dönüştüğü yönünde. Fakat Kuran'da ekamu/akimu tamlama olarak başka kelimelerin de önüne geliyor ve form olarak aslında hiçbirini ritüelistik bir yapıya dönüştürmüyor.

ekimu s-salat
2:43
ekimu d-din
42:13
ekimu vucuhekum
7:29
ekimu l-vezn
55:9
ekimu ş-şehadeh
65:2
ekamu t-tevrate vel incil
5:66

Bir yerde daha geçiyor ki, bu kullanım Musa ile Bilgin kişi kıssasında Bilgin kişinin hiçbir ücret talep etmeden vardıkları beldedeki yıkılmış duvarı ayağa kaldırması ile ilgili kullanılan fe ekameh tanımlaması. Burdaki kilit nokta "hiçbir ücret almama". Kimler neyin karşılığında hiçbir ücret talep etmezler konusunu yine Kuran'dan araştırarak bulalım. Bunu çalışma konumuz içinde ödev olarak kabul edelim.

Allah salat'ın ne olduğunu anlamamız için ekamu/akimu kullanımlarını detaylandırıyor ve din, vecih, tartı ve ölçü, şahitlik ve indirilen kitapları akim edilmesi gereken unsurlar olarak tanımlıyor.

Klasik gelenek kodları ise ekamu/akimu kavramına 'kılmak' anlamı veriyor. Ne yazık ki hem salat konusunda hem diğer kavramlar konusunda 'kılmak' anlam sabiti çalışmıyor, en doğru çalışan anlam ayağa kaldırıp sürekli ayakta tutma olarak karşımıza çıkıyor.

ekamu/akimu kavramı konusunda derinleşelim. Tüm kullanım çeşitlerini inceleyerek bir kanıya ulaşmaya çalışalım.

— Açık Soru —
İnsanoğlu kendi salatını bulabilecek mi?

Yorumlar4

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

Fatih2 Haziran

öncelikle hazırladığınız sayfanız için çok teşekkür ederim Allah razı olsun. bu çalışma konusu hakkında uzun süreden beri üzerinde düşünüp çalışıp tefekkür ettiğim bir konuydu. klasik mealler ve çevirilerde hiç üzerinde durulmadan konu ve pasaj bağlamı dışında klasik kalıp şeklinde salat kavramı görülen yere direk namaz yazılıp geçilmiş. halbuki kelime kök anlamı ve konu bütünlüğünü hiç bir şekilde yansıtmıyan anlamlar çıkarıp okuyucuyu bir tek ibadet şekline yönlendirme yapılmıştır. sizler gibi dert edinip konuyu gerçek anlamına yaşamına getiren değerli insanlar için duacıyız.selam ve dua ile

Aeko10 Temmuz

Öncelikle sizi tebrik ediyorum. İnsanlık adına müthiş bir iş yürütüyorsunuz. Vermiş olduğunuz ödev ile ilgili görüşlerim aşağıdadır:

Kuran’da insanlığa verilen temel mesaj “sırat’ı müstakim” ana zemini üzerine inşa edilen; adaletin tüm insanlığa hakim kılınması, cehaletin bilginin yayılması ile sonlandırılması, kaynakların ihtiyacı olana hakkaniyetle dağıtılması, kişinin aleyhine bile olsa doğru sözden ve şahitlikten vazgeçmemesi, kitaplardaki vahyin herkese öğretilmesinin sağlanmasıdır. Salat kelimesi; Kuran'da bir çok yerde "atuz/atevuz zekate, enfekum" gibi zekat vermek ve infak etmek gibi kelimelerle birlikte ve neredeyse ayrılmaz bir bütün olarak geçer. Her ne kadar "atuz zekate", zekat vermek olarak tanımlanabilirse de, "atu" yani "vermek" kelimesinin olmadığı yerlerde "arınmak", daha fazla vermek üzere budanmak anlamını taşıyor. Bir ağacı budadığınızda daha gür ve verimli hale gelir. Hem ağacın ömrü hem de verimli olması için budanması elzemdir. Salat'ın toplumsal olma özelliği aslında halihazırdaki görünüşteki sistemde ön planda yer almaz. Ben; ekimu s-salat, ekimu d-din, ekimu vucuhekum, ekimu l-vezn, ekimu ş-şehadeh, ekamu t-tevrate vel incil tamlamalarında yer alan ekimu kelimesinin ise ayağa kaldırma, bir sistem oluşturup bu sistemi devam ettirme, bu sistemi kurumsal, ulaşılabilir ve sürdürülebilir hale getirme, yaygınlaştırma böylelikle vahyin insanlar tarafından doğru anlaşılabilmesi, uygulanabilmesi ve dayanışılması, Allah'ın sisteminin idrak edilmesi ve bu öğretilerin devam ettirilerek herkes için faydalı çalışmalar ortaya konulması, doğruluktan ayrılınmaması olarak anlamlandırıyorum. Namaz olarak çevrilen "salat"ın bir ritüel olmaktan ziyade, bir dayanışma ve aydınlanma sistemi olduğu, doğru yola kılavuzlama için yapılan çalışmaların bütünü içinde yer aldığını düşünüyorum. Dinin bir karşılık beklenmeden anlatılması ve insanların getirilen olağanüstü sistemin farkına varabilmeleri için "ecren" yani karşılık, ücret veya ödeme gibi beklentiler içinde olmaksızın yapılması gerektiği, bu şekilde hareket edenlerin doğru yola kılavuzlananlar ve takip edilmesi gerekenler olduğunu düşünüyorum. "Ekimu s-salat", kavramının "namazı dosdoğru kılınız"dan ziyade "karşılıksız, aydınlanma temelli, vahyin mükemmelliğini en ince ayrıntısına kadar ortaya koyan, birbirleriyle dayanışan, doğruluk üzerine temeli inşa edilmiş bir sürdürülebilir sistemler bütününün ayağa kaldırılması ve devamlılığının sağlanması olduğu kanaatindeyim. Ayrıca, dinden bir karşılık bekleyenlerin doğru yola kılavuzlanmayan (bu aslında bence önemli bir turnusol) kişiler olduğu, ücretin sadece alemlerin Rabbi tarafından ödenebileceği kanısındayım. Salat’ın zekat ile entegre olduğu, kazançtan ihtiyaç fazlası olanın ihtiyacı olana dağıtılması gerektiği, kenz yapılmasının suya ihtiyacı olan bitkilerin sulanmaması misali toplumu kuruttuğunu ve kurulacak sistem için toplumsal eşitliğin gerekli olduğu kanaatimdeyim. İnsanoğlu’nun salatı’nın ise bu sistemi “sırat’ı müstakim” zemini üzerinde, adalet, eşitlik, kaynakların sürdürülebilir ve hakkaniyetli şekilde dağıtılması, cehaletle savaşılması ve vahyin tüm insanlığa ulaştırılması, kurumsal sistemini kurabilecek düzeyde çalışmalara aktif olarak katılmak olabileceğini düşünüyorum.

Saygılarımla,

Güzin GöksuDoğrulanmış hesap10 Temmuz

Mükemmel. ve total olarak tüm ekamu/akimu'lar bir kurumsallaşma oluşturuyor olabilir mi? Bugün Nike, Tesla, Amazon nasıl yönetiliyorsa bu sistemin de o şekilde yönetilmesi gerekiyor diyebilir miyiz?

Aeko10 Temmuz

Kesinlikle. Bu sistemin bir bütünlük ve harmoni içinde yönetilmesi gerekiyor. Teşekkürler.