Abdest konusunda uydurulan rivayetler
Gelenek anlatısındaki 'abdest'in tutarsızlıkları
Geleneksel anlatıda abdest kavramı ile ilgili o kadar çok uydurulmuş rivayet vardır ki temizlemek yıllar alabilir.
Ön not olarak şunu belirtmekte yarar var, şu an dünya üzerinde 'hadis' olarak dolaşan metinlerin %99'u rivayet literatürünün kendi iç metoduna göre uydurmadır.
Konuyla ilgili başlıca uydurmaları kısaca listeliyorum, rivayet metodolojisinin aşağıdaki rivayetleri kendi içinde uydurma kabul ettiğini tekrar belirtiyorum, Kuran metodolojisine göre kalan %1 de zaten sorunludur, onlardan da birini inceleyeceğiz.
- Her uzuv için ayrı bir dua metni okumaya dair rivayetlerin tamamı uydurmadır. “Ey Enes, sana abdest ölçülerini öğreteyim…” diye başlayan ve her uzuv için dua sayan upuzun bir rivayet yer alır literatürde. Tüm ravileri güvenilmez olarak etiketlenmiştir ve metin tamamıyla uydurma bir fabrikasyondur.
- “Abdest üzerine abdest nur üstüne nurdur” yalanı. Bu uydurulmuş rivayeti özellikle fıkıhçılar ve tasavvuf ekolleri çokça kullanır. Rivayetin versiyonları tüm ekollerce zayıf ve mevzu kabul edilir. Kuran'da nur üstüne nur olan sadece ve sadece Allah'ın nuru'dur ve Nur suresi 35. ayette geçer. Musluktan akan ve bedeni temizleyen su ve beraberindeki eylem hem madden hem de manen nurun ala nur olamaz.
- “Abdest alırken besmele çekenin abdestini bozuncaya kadar iki melek hasenelerini yazar.” Hayal gücü yüksek rivayet editörleri tarafından uydurulmuş bu metin Ali el-Kari'nin el-Masnu isimli uydurma rivayetleri derleyip sunduğu hadis tenkidi kitabında yer alır. Arapça bilmeyenler bu kitabı kaynak sanmış olabilir :) Ama Ali el-Kari uydurma rivayetleri toplayıp bir araya getirip 'bunlar uydurma' demiştir.
- “Abdestte ensesini mesh eden kıyamette zincirlenmez.” yine ülkemizdeki bir çok ilmihal'de geçer fakat %100 uydurmadır. İbni Kayyım bu hadis batıldır notunu düşer. Ama her ne hikmetse ilmihallerden çıkarılmaz.
- “Abdestli uyuyan kişinin yanına melek gelir, sabaha kadar istiğfar eder.” hiçbir kaynakta bulunmamasına rağmen bir şekilde ders kitaplarına, tasavvuf ekollerine ve ilmihallere sızmış uydurma bir rivayettir.
- Günahların abdest suyuyla dökülmesi meselesi ise sahih kaynaklarda geçen fakat official uydurma olanlardan çok daha problemli bir metindir. Farklı versiyonları bulunur, Müslim'de yer alır ve meşhur rivayet uydurmacısı Ebu Hureyre'den nakledilir. Mümin kişi abdest alıp yüzünü, ellerini, ayaklarını yıkadığında ilgili organlarla işlenen günahların suyla veya suyun son damlasıyla çıktığı söylenir. Fakat Kuran'da bilinçli yapılan suçun tevbe edildiğinde bile affedilmeyebileceği vurgusu ile son derece çelişir:
Tevbe, Allah üzerine ancak şu kimseler içindir; kötülüğü cehaletle işleyenler, sonra yakınen tevbe edenler. İşte Allah onların üzerine tevbeyi kabul eder. Allah Alim'dir, Hakim'dir.
Nisa 17
Geleneğin anlattığı abdest insan bilincinin ötesine geçip otomatik bir günah arıtma mekanizması gibi çalışır. Kuran ile çelişen bu anlatılar halen günümüz ders kitaplarında ve Kuran kurslarında anlatılmakta, tasavvuf tekkelerinde ballandırılarak hikayeleştirilmektedir. Bir çok ilmihal kitabında da yer alan bu metinler uydurulmuş paralel bir dinin unsurlarıdır.
Bu fabrikasyonlardan arınmakla Kuran yolunda önemli adımlar atmış oluruz.
Artık arınacak mıyız?
* Not: Abdest farsça bir kelimedir ve Kuran'da yer almaz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.


