Güzin Göksu
19 Nisan 2026, 16:13Güncel3.89703 dk okuma

Adalet bir toplumun bağışıklık sistemidir.

Adaleti ayağa kaldırma üzerine

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Adalet bir toplumun bağışıklık sistemidir.

Adalet bir toplumun bağışıklık sistemidir. Bu sistem çöktüğünde toplum kendi hücrelerine saldırmaya başlar. Dünya Adalet Projesi’nin son yıllardaki verilerine göre Türkiye ülkeler arası adalet sıralamasında 119. sırada yer alıyor. Bu hem bürokratik bir başarısızlık hem de bir uygarlığın yön kaybıdır. Bu düşüşün yarattığı boşluğu dolduran ve ne yazık ki her geçen gün daha da kurumsallaşan bir şey var; cehalet. Bu cehalet ülkemizde hakikate karşı duyulan kolektif bir kayıtsızlığa dönüştü. Aklın ve vicdanın üzerinde ittifak ettiği doğruların terk edilmesiyle birlikte toplumsal doku çözülmeye başladı. Güçlünün keyfiyeti ve zayıfın çaresizliği hiç olmadığı kadar fazla hissediliyor.

Gülistan Doku vakası teknik bir adli dosyanın sınırlarını çoktan aştı ve karanlığa terkedilen toplumun ontolojik boşluğunun sembolü oldu.

Yönetici sınıflar ve onların çıkar çemberlerine eklemlenen kitleler Kuran’ı sadece fiziksel olarak kutsuyor, prensiplerini ve adalet ilkelerini ise terk edilmiş bırakıyor. Furkan suresi 30. ayeti bugün adaletin neden rafa kalktığını bize hatırlatıyor.

Resul: "Ey Rabb'im, halkım bu Kuran'ı terkedilmiş bıraktı." dedi.
Furkan 30

Kuran’ın yöneticiler tarafından terki emanetin ehline verilmemesi, şahitliğin güçten yana yapılması ve mülkün zulümle yürütülmesine neden olur. Tarih adaleti kasıtlı olarak tesis etmeyen mele ve mütref azınlığın kendi yarattıkları yıkımının enkazı altında kalışının ibretlik hikayeleriyle dolu.

Adaletin tesis edilemediği bir iklimde cehalet artık hayatta kalma stratejisi haline gelir. Adaletin gücü ortadan kalktığında ahlaki ve hukuki tüm değerler boşluğa savrulur. Gülistan Doku’nun akıbeti ve benzeri her karanlık dosya bu güç yitiminin ne denli ilerlediğinin acı birer kanıtıdır.

Mizan yeniden kurulmadıkça, Kuran merkezli maruf yeniden baş tacı edilmedikçe bu toplumsal cinnet halinden çıkış mümkün olmayacaktır. Zira bir ülkenin gerçek bekası o ülkenin en zayıf ferdinin hakkını en güçlüsünden korkusuzca alabildiği bir adalet iklimiyle korunur. Tankla tüfekle ve uçakla beka sağlayacağını düşünenler yanılgıdadır.

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Güncel kategorisindeki diğer yazılar