Euzu-besmele konusundaki ezberleri bozma üzerine
Allah'a nasıl sığınılır?
Kuran okumak çoğu zaman anlamı bilinmeden sadece metni seslendirmek olarak düşünülür. İlahi mesajı zihin süzgecinden geçirerek kalbe ve eyleme dökme süreci ise es geçilir. Euzu besmele olarak bilinen ve Kuran okumaya giriş ritüeli olarak kodlanmış eylemin aslında nasıl bir bilinç diriliği süreci olduğunu keşfetmeye çalışalım.
Allah'a sığınmak yani istiaze okuma eyleminin her anına eşlik etmesi gereken bir zihinsel savunma mekanizması ve aktif bir bilinç halidir.
Nahl
98. Kuran okuduğun zaman, racim şeytandan Allah'a sığın.
99. Kuşkusuz, iman etmiş ve Rabb'lerin vekil tayin eden kimseler üzerinde, onun bir sultanlığı yoktur.
100. Onun sultanlığı, ancak kendisini veli edinen ve Allah'a ortak koşan kimseler için söz konusudur.
Nahl Suresi 98. ayette geçen Kuran okuduğun zaman ifadesi sığınma eyleminin okuma süreciyle eş zamanlı ve dinamik bir yapıda olması gerektiğini hatırlatır. Başlarken euzu çek demez. Şeytanın yani hakikati örten her türlü negatif dürtü, kişi ve ideolojinin kişiyi dalalete sürüklemek için kurduğu tuzaklara karşı Kuran'ın bizzat kendisi bir panzehir ve liman olarak konumlanır.
Geleneksel anlayışta sığınma okumaya başlamadan önce söylenen bir cümleye indirgenir ancak Kuran'ın çizdiği perspektifte sığınma zihni ön yargılardan, taklitçi düşünce yapılarından, şirkten, atalar kültü ve kışkırtılmış nefsi arzulardan temizleyerek vahyin saf bilgisine açılmaktır. Açıldıkça Hakk ile batılı birbirine vurarak Hakk'ı keşfetmektir.
Ayetlerde belirtildiği üzere şeytanın sultanlığının iman edip Rablerini vekil tayin edenler üzerinde etkisi yoktur, sadece şeytanı veli yani yol gösterici edinenler üzerinde etkilidir.
Sığınma kalkanımız zihnimize otomatik olarak düşen vesvese ve kaygı balonlarını Kuran'ın ayetleri ile patlatmaktır. Bu bir idrak temizliğidir.
Şeytanın insana sağdan, soldan, önden ve arkadan yaklaşması düşünce dünyamızın her köşesine farklı hastalıklar zerk etmesi demektir. Günümüz spor, moda, müzik, finans, eğlence, gastronomi, dizi ve sinema endüstrileri tam olarak bunu yapmıyor mu? Allah'a sığınmak bu endüstrilerin fısıltılarına karşı Kuran'ın ilgili ayetlerini kalkan yapmak değil midir? Uygulamalı olarak inceleyelim.
1.
Şeytan bizi yoksullukla veya malımızın eksileceği ihtimali ile korkutarak bencilliğe sürükler. Bu bir zihinsel kuşatmadır. Bu kuşatma bize şöyle haber verilir:
Şeytan, yoksullukla size fahşayı telkin eder. Allah ise sizi bağışlama ve bol nimet sözü veriyor. Allah, Yardımı Çok Kapsayıcı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bakara 268
Şeytanın telkini eğer verirsen elindekini tüketirsin, yarın ne yapacaksın, kendini garantiye almalısın, şeklindedir. Peki Allah'a nasıl sığınacağız?
Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz dane olan bir tohum tanesi gibidir. Allah hak edene kat kat verir. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bakara 261
Allah'ın sonsuz lütfuna ve bereket yasasına odaklanarak, verdikçe çoğalacağı sözünden emin olarak ve paramızın verdiği gücün geçici olduğunun bilincine vararak sığınabiliriz.
2.
Şeytan insanı hatalarının içinde boğarak artık senden bir şey olmaz, Tanrı seni asla affetmez, o kadar kirlendin ki fısıltısıyla sistemin dışına itmek ister.
Fakat Allah şöyle der:
De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."
Zümer 53
Yani ancak Allah'ın rahmet genişliğine sığınarak ümitsizlik şeytanını kovabiliriz.
3.
İblis'in temel yazılımı olan ben ondan daha hayırlıyım düşüncesi insana sirayet ettiğinde toplumsal barışı ve adaleti yok eder.
Ancak Allah şöyle der:
Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için sizi kabilelere ve sülalelere ayırdık. Allah'ın yanında en kerim olanınız, en çok takva sahibi olanınızdır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Hucurat 13
İnsani eşitliğin ve fıtratın yapısını tanıyarak seçkinci ve ayrımcı düşüncelerden arınıp Allah'a sığınabiliriz.
Kuran'ı anlamadan okumak fırtınalı denizde bir geminin liman araması yerine kaptanın tayfalarından liman ile ilgili çeşitli türküleri dinlemesine benzer. Bu yanılgıyı aşmanın yolu idrakimizi sürekli diri tutmaktan geçer.
-Okumaya başlarken zihnimizde var olan tüm ideolojik ön kabulleri geçici olarak askıya almalıyız.
- Şeytani bir dürtü, haset, korku, öfke vb kalbimize üstün geldiğinde o an Kuran'daki zıt kavramı örneğin merhameti, güveni veya sükuneti bulup onunla tedavi olabiliriz.
- Kendi sınırlarımızı kabul edip gücümüzü mutlak görmeyip, bilginin ve çözümün kaynağı olarak Allah'ı vekil edinebiliriz.
Allah'a sığınmak Kuran paradigması içerisinde hiçbir zaman eline taş alıp hayaletleri taşlamak olmadı. Kuran'ı önümüze alıp zihnimizdeki tüm sahte ilahları, korkuları ve putları tek tek ayetlerle tartarak devre dışı bırakmadığımız sürece Allah'a sığınmış olamayacağız. Her ayette Şeytan burada benim zihnimi nasıl bulandırabilir? diye sormak ve ayetin sunduğu hakikatle o bulanıklığı gidermek ise gerçek euzu yani sığınma halidir.
De ki: "Hakk geldi, Batıl yok oldu." Kuşkusuz ki Batıl yok olmaya mahkumdur.
İsra 81
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



