Güzin Göksu
29 Aralık 2025, 15:48Tevil8.51915 dk okuma

Gözler O'nu idrak edemez!

Enam 103 tahlili

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Gözler O'nu idrak edemez!

Gözler O'nu idrak edemez, O gözleri idrak eder ve O, en ince ayrıntılara nüfuz eden, her şeyden haberdar olandır.
Enam 103

Allah'ı görmenin gözle yapılacak bir eylem olmadığını niteleyen dikkat çekici bir ayettir.

İnsan gözü evrenin devasa gerçekliği karşısında biyolojik olarak oldukça kısıtlı bir veri toplayıcı değil midir. Üstelik kolayca da kandırılabilir aslında. En basitinden ışık olmazsa göremeyiz veya farklı ışıklarda aynı nesneyi farklı görürüz ve gördüğümüz şey aslında algılanabilir ışığa tepki veren reseptörlerin beynimize ilettiği sinyallerden ibarettir. Gören gözlere sahip olmamız herşeyi göreceğimiz anlamına mı gelir? Ya da bir kartalın görüş mesafesi ile bizimki aynı güç ve keskinlikte midir?

Öyleyse gözler idrak açısından kısıtlı uzuvlar değil midir?

Fiziksel gözün sınırının bittiği yerde akıl ve kalbin basiret dediğimiz derin idraki devreye giriyor olabilir mi? İnsan manyetizmayı ve çeşitli enerjileri aletler kullanmadan göremez ya da adalet ve sevgi gibi kavramları da gözüyle idrak edemez, ancak akıl yürütme ve sezgisel deneyim yoluyla bunların varlığını inkar edilemez bir kesinlikle bilebilir.

Allah retinamıza düşmüyorsa onun varlığından şüphe mi duymalıyız yoksa kendi kısıtlı yetilerimizi mi sorgulamalıyız?

Peki Allah'a götüren delilleri görebilir miyiz? Pek tabi.

Ayetteki Huve yudrikul ebsar, O gözleri idrak eder, ifadesi Allah'ın bakışlarımızın da ötesine geçip niyetlerimizi dahi görebildiğini vurgular. O hem gözün gördüğünü bilir, hem de gözün arkasındaki düşünceyi.

Ayette kullanılan Latif ve Habir isimleri özellikle seçilmiştir.

Fiziksel dünyada su taştan daha latiftir, hava sudan daha latiftir, ışık havadan daha latiftir, latiflik arttıkça görünmezlik de aynı oranda artar ama aynı zamanda kuşatıcılık ve nüfuz etme gücü de yükselir. Latif nitelemesi Allah'ın hem görülebilir bir madde cinsinden olmayışına hem de maddeye nasıl nüfuz edebileceğine dair ilginç fikirler verir. Ve lütuf aynı kökten gelir, öyleyse O, yarattığı şeylerin en ince damarlarına, atom altı parçacıklarına kadar nüfuz ederken kendi icraatını görünmez sebepler perdesi arkasında nazikçe yapan ve bu sebeple ancak ince bir kavrayışla fark edilebilen Zat'tır.

Habir kavramı ise bir şeyin iç yüzünden, gizli taraflarından ve hakikatinden haberdar olan demektir. Alim ismi genelde mutlak bilgiyi ifade ederken, Habir ismi ise bilgi çekmenin derinliğini ve uzmanlığını vurgular. Bir tarlanın dışını görmek ile o tarlanın toprağının türü, verimi, PH değeri veya altındaki mineralleri bilmek arasındaki fark gibidir. Bu kök bir şeyin dış görünüşünün yani zahirinin ötesine geçip içine vakıf olmayı ifade eder.

Gözler O'nu idrak edemez çünkü O Latif'tir, ama O gözleri idrak eder çünkü O Habir'dir, yani O, sistemin hem yaratıcısı hem de o sistemin en gizli kodlarına hakim olan yegane otoritedir.

Allah'ı görebilmek evrendeki hassas nizam ile birlikte O'nun isimlerinin tecellilerini akılla çözüp kalple idrak edebilmekle mümkündür.

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Tevil kategorisindeki diğer yazılar