Güzin Göksu
8 Aralık 2025, 17:41Ezberbozan17.234911 dk okuma

İlimde derinleşme, müteşabih ayetler ve tevil bağlamında Ali İmran 7

Köklü bir hatalı çeviriyi düzeltme çabası

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
İlimde derinleşme, müteşabih ayetler ve tevil bağlamında Ali İmran 7

Ali İmran 7. ayet hem tartışmalara hem de hatalı çevirilerinden dolayı yanlış anlaşılmalara maruz kalmış bir ayet.

Önce hatalı çevirilerini vereceğim.

Diyanet
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Elmalılı
Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

Hemen hemen 1-2 kişi dışında yüzlerce çeviri bu şekildedir. Daha fazlasını vermiyorum.

Öncelikle ayette geçen kavramları yapı taşlarına ayıralım ki konuyu daha iyi anlayabilelim.

Çevirilerle ortaya çıkan iddia şu, Kuran'da muhkem denen ayetler var müteşabihler var, müteşabihlerin anlamını sadece Allah bilir.

İlginç bir iddia değil mi? Ve buna inanan binlerce insan var. Allah rehber olarak bir kitap gönderiyor ama anlamını sadece kendi bilebiliyor. Peki gerçekten öyle olabilir mi? İnceleyelim.

Muhkem nedir?
HKM kökü, hüküm yani, bağlamak, sağlamlaştırmak, hüküm koymak. Muhkem ayet sınırları net, anlam alanı dar, başka ihtimale pek izin vermeyen sabit hüküm verici ayet demek.

Müteşabih nedir?
ŞBH kökü benzemek, ayırt edilmesi zor olacak kadar birbirine yakın olmak köküne dayanıyor.

Kuran'daki şu kullanımı kavramın zihnimizde canlanmasını sağlayacak,

Bakara 70
Yine onlar: "Bizim için Rabb'ine sor; onun niteliğini açıklasın. Zira bizce sığırların hepsi birbirine benziyorlar; eğer Allah dilerse biz doğru olanı bulmuş oluruz." dediler.

Burada birbirine benzeyen sığırların nasıl ayırt edilebileceği sorulurken benzerlikleri konusunda teşabehe kelimesi kullanılıyor.

Benzerliğin birinci alanı birbirine yakın gibi görünenler demek, Kuran'da birbirine benzeyen ayetler mevcut, ilk akla bunlar gelebilir, fakat müteşabih konusu kesinlikle bu değildir. Çünkü birbirine benzeyen ayetleri ayırt etme ya da anlam bakımından inceliklerini tespit etme önemli bir çalışma alanı olsa da konuyu dilimize de geçmiş olan 'teşbih' kavramı üzerinden aydınlatacağız.

Allah bir takım olayları anlatırken anlamamızı kolaylaştıracak ve insan zihninin daha kolay kavramasını sağlayacak benzetmeler kullanır. Örneğin Allah'ın, meleke'lerin ve iblis'in bir tiyatro sahnesindeymiş gibi konuştukları anlatı tamamıyla konuyu anlamamız için formatlanmış bir müteşabihtir. Çünkü Allah'ın iletişim dilini, bizim gibi konuşup konuşmadığını, diğer varlıkların birbirleri ile olan ilişki ve iletişim biçimlerini idrak etme şansımız sınırlı. Konuyu anlayabilmemiz için benzetmeler kullanıyor.

Aynı şekilde Allah rüzgarları yursile yani elçi olarak gönderdiğinden bahsediyor. Rüzgarlar nasıl resul olabilir ki diye düşünürken ardından gelecek olan rahmetin yani yağmurun habercisidir diyor. Burada Resullerin Allah'tan gelen ve insanlara rüşde kılavuz olacak rahmet olan vahyi yani haberi taşıyıp iletmeleri yağmur öncesindeki rüzgarların haberciliğine benzetiliyor.

Yine aynı şekilde karanlıklar ve aydınlık da teşbih metaforları olarak kullanılıyor. Aydınlık tekil, karanlıklar ise çoğul kullanılıyor. Vahyin ulaşmadığı tüm alanlar zulümat yani karanlık alanlar, aydınlattığı ise vahyin getirmiş olduğu bilgi ışığı ile donanıp karanlığı yarıp yok etmiş kurtuluş bilgisinin aydınlığı olarak teşbih ediliyor.

Yani zorlayıcı olan konu teşbihler kullanılarak açıklanan ayetlerin tevili imiş.

Tevil nedir?
TVL kökü bir şeyi köküne, aslına, başlangıcına döndürmektir. Bir olayın veya durumun halini anlayıp kavrayıp onun baştaki anlamını keşfederek ilintileri birbirine bağlamayıp tam olarak anlamlandırmak ve açıklığa kavuşturmaktır.

Tevil nerde karşımıza çıkıyor? Yunus 6
Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana olayların yorumlanmasının bilgisini verecek. Tıpkı daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Rabb'in Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Demek ki tevil öğrenilen veya öğretilen bir ilim. Yunus hem olayları mükemmel şekilde anlayıp izah edip doğru kararlara ulaşıyor hem de aynı zamanda çok karmaşık imajinasyonlara sahip olan rüyaların da tevilini yapabiliyor.

Kehf suresindeki Bilgin kişi ile Musa kıssasında da bilgin kişi dışardan bakıldığında bir türlü anlam verilemeyen ve akıl almıyormuş gibi görünen eylemlerinin tevillerini Musa'ya işin sonunda yapıyor ve olayların ardında şaşırtıcı hakikatler ve anlamlar olduğunu anlatıp herkesi aydınlatıyor.

Demek ki tevil ilmi de ayet bağlamında kritik öneme sahip.

İlimde Rasih olanlar kimlerdir?
Kuran'ın tanımına göre Rasihun olunabilmesi için öncelikle Allah’ın varlığının ve birliğinin kabul edilmesi gerekiyor. Vahyin hak olduğuna, Kuran’ın ayetlerinin de evren ayetleri ile çelişmeyeceğine inanması gerekiyor.

Rasih kelime kökü bir şeyin yere veya zemine iyice oturması, kök salması, sağlamlaşıp sarsılmaz hale gelmesi demektir. Sabitleşip kökleşip derinleşmiş demektir. İlimde rasih olmak belli bir alanda bilgi temelli olarak kök salmış, oturmuş, sarsılmaz bir derinliğe sahip olmaktır.

Yine bunu da bağlamından kopartarak rivayet, fıkıh, kelam vb ilimlere endeksleyen bir kitle var. Kuran'ın üzerini örtü üstüne örtülerle kapatmışlar. Tek dertleri anlaşılmaması. Devam edelim.

Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.
15:26

Ayetindeki salsal ve dönüşüme uğramış balçık olarak nitelenen hamein mesnun'un ne olduğunu en iyi fıkıhçılar mı bilir yoksa embriyologlar, biyologlar, genetik uzmanları ve kimyagerler mi?

Yukardaki ayet müteşabih'in mükemmel bir örneğidir.

Demek ki neymiş? Müteşabih ayetleri anlamamız için doğa, toplum ve insan bilimlerinde derinleşmiş Allah inancına sahip nesiller yetiştirmemiz gerekiyormuş. Binlerce yıldır isabetsiz teviller yapan, bir ayeti bile çevirmekten acizken din alanında sonsuz hak ve otorite iddia edenler aradığımız kişiler değil.

Aradıklarımız Kuran'ın en doğru anlamını ortaya çıkaracak olan bilimi ve vahyi birbiriyle konuşturabilecek imanlı ve onurlu rasih ilim sahipleri.

Rasihun, bilgiye sahip, fakat bilgiyle şımarmayan, hem anlama konusunda gelişmiş uzmanlar hem de teslimiyet sahibi kişiler olarak ortaya çıkmalılar.

Ayetin doğru çevirisi nasıl olmalı?
Şimdi başa dönüp hatalı çevirilerin en temel sıkıntılarına tekrar bir göz atalım:

Çeviriyi yapanlar kendi nahiv tercihlerini doğru gibi sunup dayatmışlar. Arapçada nahiv kelimelerin bir cümlede hangi işi yaptığını, durak ve geçiş noktalarını, buna göre cümlenin yapısının nasıl şekillendiği ve biçim değişikliklerinin nasıl okunması gerektiğini belirleyen dilbilgisi kurallarıdır. Çevirilerin tamamı, yapılmış olan bir hatanın tekraren üzerine inşa edilmiş varyantlardır. Sağolsunlar Kuran çevirmenleri arasında düşünen çok az kişi vardır.

Müteşabihi anlaşılamaz ilan etmişler, kökün verdiği benzerlik ve teşbih alanı yerine asla çözülemez belirsizlik gibi bir alan yaratmışlar. Bu durum zaten ayetin sonundaki ulul elbab vurgusu ile de son derece uyumsuz.

Tevili Allah’a özgü kılıp insanı devre dışı bırakmakmışlar.
Böyle olunca Kuran’ın düşünen, akleden, tefekkür ve tedebbür eden muhatap tasavvurunu da yok edip gitmişler.

Şimdi ayetin doğru çevirisini yapalım.

Ali İmran 7
Doğru çeviri
Sana Kitabı indiren O’dur. Onun ayetlerinden bir kısmı hükmü sağlam ve sınırları belirli ayetlerdir, Kitabın anası onlardır. Diğerleri ise teşbihli benzetmelerdir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne peşine düşmek ve onun tevilini hevalarına göre zorlamak için işte bu müteşabih ayetlerin ardına düşerler. Oysa onun tevilini Allah ve “Biz ona iman ettik, hepsi Rabbimiz katındandır” diyen ilimde derinleşmiş olanlardan başkası bilmez ve keskin anlayışlı akıl sahipleri dışındakiler düşünüp ders almaz.

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Ezberbozan kategorisindeki diğer yazılar