Kuran'ın melodik okunması neden normalleştirildi?
Kuran neden notalı şekilde müzik parçası gibi okunuyor?
Öncelikle videolara bir göz atalım.
1. Video Kuran ile alakası olmayan müzik konserinden, 2021'de Abu Dabi'deki bir konserden kesit, nihavend makamında bir şarkı okunuşu. Ama Kuran'mış gibi camide dinletsek sanırım kimse farketmeyip 'güzel' bulup duygulanabilir.
2. Video'da ise Kuran okunuyor, uzmanları daha iyi bilir ama kürdi-segah veya hicaz makamı olabilir, emin değilim. Bu videoda okunan surenin anlamını vereceğim, ses ve melodik makam'a verilen tepkileri inceleyip içerik ile uyumlu olup olmadığına bir bakalım.
Okunan sure Hakka suresi 1-2-3-4. ayetler.
1. El hakkah.
Mutlak hakkın gerçekleşeceği o büyük olay.
2. Mel hakkah.
Nedir mutlak hakkın gerçekleşeceği o büyük olay?
3. Ve ma edrake mel hakkah.
Mutlak hakkın gerçekleşeceği o büyük olayın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
4. Kezzebes semudu ve adun bil kariah.
Semud ve Ad halkı Karia'yı yalanladılar.
Sure Allah'tan gelen Hakk bilgi ve vaatlerin geçmişte çeşitli kavimler tarafından yalanlanması ve sonra yaşadıkları büyük yıkımlardan sözediyor. Hakka kavramı HQQ kökünden geliyor, Hakk yani mutlak doğru bilgi kökü Hakka formuna dönüştüğünde semantik olarak yeni bir anlama açılıyor, hakkın mutlak olarak ortaya çıkacağı ve kesin gerçekleşme anının yani vuku bulacağı anın terimsel adı oluyor Hakka. Yani imtihanın sonu ve yargılamaya götürecek sürecin başlangıç anı.
Gülünecek ve eğlenilecek bir durum değil yani. Fakat dinleyicilerin yüz ifadelerine baktığımızda olağanüstü bir coşku ve haz var, hazzın verdiği taşkınlık mimik ve jestlere de yansıyor, beraberinde okuyucuyu yüceltmeye doğru gidiyor.
Ne yazık ki günümüzde gerek Kuran okuma yarışmalarında olsun, gerek tarikat/kabile toplantılarında gerekse camilerde ve TV'lerde, Kuran'ın sanki aslolan normal okunma şekli melodikmiş gibi yıllar önce yaratılan gelenek sorgulanmadan devam ettiriliyor, günden güne de giderek daha fazla anlamın önüne geçiriliyor. Güzel okuyanlar yok mu, evet gerçekten harika okuyan kişiler olmuş geçmişte ve samimi olduklarına inanıyorum. Fakat ne yazık ki anlamın önüne geçiyor bu uygulamalar.
İçerik temasından bağımsız melodik okuma kültürü tabi ki bizi yanıltmayacak şekilde bir Emevi icadıydı. Saraylarında bir eğlence aracına çevirdiler ve bugünlere kadar bu çarpık uygulama ulaştı.
Kuran'ı bu entertainment alanından kurtarmalıyız.
Şöyle düşünelim, bir müzikal içerik genellikle metinsel içeriği yansıtır, arabesk şarkıların formu bellidir, türkülerin hüzünlü olanları hüzünlü melodilerle neşeli olanları neşeli melodilerle okunur. Fakat Kuran okumaları hep benzer tekdüze melodilerle seslendirilir. 8-10 farklı makam kullanılır evet, ama içeriğin anlatım dili ile hiçbir zaman bağdaşmayan bir ritme sahiptir.
Bestelere dönelim, tabi ki içerikle uyumsuz besteler de mevcut, bir örnek vereyim:
Atilla İlhan'ın 'Ben sana mecburum' şiiri kendi şiirsel okuyuşu ile mükemmeldir, fakat berbat bir bestesi de bulunur, meraklıları youtube'tan araştırabilir. İki içerik kıyaslandığında devasa bir anlam farkı ortaya çıkar. Şiirsel okuyuş tüm duygu ve içeriği mükemmel yansıtırken melodik bestesi adeta içeriğini katletmiştir.
Kuran'ın orijinal arapçası içerik manasının anlam katmanlarına uygun şekilde 'şiirsel' okunuşla okunmalıdır.
Kuran'ın melodik okunuşu tamamıyla batıl, dalalet içeren Kuran-dışı bir eğlence kültürü ve anlamının üzerini örten, onu gizleyen, aydınlık ve rehber sıfatını yok eden, görevini iptal eden bir uygulamadır.
Bu uygulama konusunda 'uyanık' olup hayatımızdan çıkarmalı, 'şiirsel' okunuşları desteklemeliyiz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



