Allah'ın ipi nedir, ona kim nasıl sarılır?
Hablullah kavramının incelenmesi
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَاناًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O'nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.
İnsanoğlu hayatını bağ kurarak sürdürür, aileye, soy kimliğine, aidiyetlere, güce, paraya ve şöhrete, ideolojiye, mezhebe, partiye, kanaat önderlerine, uzmanlara, algoritmanın önerdiklerine, bazen de kendi hafızasının kurduğu rahatlatıcı hayallere bağlanır. Zihin bir şeye tutunmadan karar veremez, bu yüzden kurulan bağın niteliği hayati önem taşır.
Bilimsel yöneliş de bağ kurmayı ertesi gün yanlışlanabilme ihtimalini gözeterek delile dayalı tekrarlanabilir yönteme yaslayarak disipline etmeye çalışır. Güncel dünyada bağ kurduğumuz ve bize konfor, haz, huzur veya mutluluk veren şeyleri 'gerçek mi' ya da 'hakiki mi' diye sorgulamayız. Bağlandığımız 'ipler' türlü türlüdür, kaç bağımız var onu bile bilmeyiz.
Kişi neye bağlanırsa aklını, ahlakını ve erdemini onun etrafında tanımlar, bağın doğruluk hattı sağlam değilse, yönelim de kaçınılmaz biçimde savrulabilir. Hatta bazen en sağlam zannedilen aile, dostluk ve kardeşlik bağları da kopabilir.
Peki asla kopmayacak, sınırsız insanı taşıyacak kadar güçlü, mutlak hakk ve doğru olan bir bağın varolması mümkün müdür?
Hablullah kavramı
Asla kopmayacak bir bağdan söz ediliyorsa, topluca sarılın ve ayrılığa düşmeyin diye emredilen bir hat ise 3:103, insana 'habl-i verid'den daha yakın olanın izinde 50:16, kelimeleriyle hakikati üstün kılan bir kudretçe sürekli teyit ediliyorsa 10:82 bu ip ne olabilir? Kimi yerde doğruyla yanlışı ayıran bir kıstas, kimi yerde zikir gibi unutmayı gideren bir hatırlatıcı, kimi yerde Mübin gibi çıplak delil olarak anılıyor, bazen hidayet rehberi olarak yol gösteriyor, bazen hikmet olarak hüküm veriyorsa, o halde metaforik olarak gökten yere uzanmış bu 'görünmez' hat, birleştirici ve dayanıklı ip ne olabilir? Yoksa biz onu bir ritüel, bir ezber, bir slogan zannedip en yakınımızda olduğu halde mi ıskalıyoruz?
Allah'ın tutunmamız için uzattığı ip yani Hablullah Kuran olabilir mi?
Habl kelime kökeni
Arapçada habl, temel olarak ip, urgan, halat, kordon ve bağ hattıdır. Anlam çekirdeği üç katmanda toplanabilir;
- Taşıyıcı hat, yukarıdan aşağıya yahut iki nokta arasında yük, anlam, mesaj, güç taşıyan çizgisel bağlantı.
- Tutamaç, bir şeyin düşmesini, kopmasını önleyen, bir yere erişmeyi mümkün kılan vasıta.
- Birleştirici bağ, farklı unsurları tek hat üzerinde toplayan, hizalayan, düzene sokan tek bağ.
Derine iniyoruz:
Emrin şekli topluca sarılın şeklinde, habl toplulukla tutulan bir bağ olarak tanımlanmış, parçalanmayı engelleyen ortak ilke seti haline geliyor. Sarılmanın nesnesi Allah’ın ipi, sarılma eylemi Kitap'ın tamamında hidayet, furkan, zikir, hikmet, rahmet ve Hakk bilgi olarak tanıtılan Allah’ın kelamı ile uyumludur. İnsanları birleştiren tek ortak sabit Kuran’dır, dolayısıyla hablullah yani Allahın kurtuluşumuz için uzattığı ip Kuran'dır, bu hem semantik hem işlev yönünden çalışır.
50:16
Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten daha yakınız.
Habl burada hayatı taşıyan kordondur, nabız hattı. Kuran kendisini can veren, dirilten, şifa olan söz olarak tanımlar. Allah’ın yakınlığının fizyolojik metaforu olan habl-i verid yani şah damarı vahyin, bilince en yakın canlı bağ oluşunu düşünsel düzlemde vurgular, ip dışarda değildir, kalbe en yakın damar, kalbe en yakın söz olan Kuran ile beslenmelidir. Allah'ın ipi içimizdeki iple karşılıklı dişi ve erkek elektrik fişi gibi bağlanır.
Firavun'un bilginlerinin ipleri
20:66-69
Musa kıssasının bu kesitine ilerde değineceğiz fakat buradaki 'ip' kullanımı metafor olarak mükemmeldir. Sihirbazların hibal ve işya'larını yani ip ve değneklerini attıkları, gözlere hareket ediyormuş gibi gösterdikleri anlatır. Buradaki ip, batıl bir bağın malzemesidir, algı hakikati bağlamaz sadece gözleri bağlar.
Musa'nın karşı hamlesi ile 'Hak gerçekleşmiş, onların yaptıkları batıl olmuştur' ve
Suçlular hoşlanmasalar da Allah, kelimeleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır.
10:82
Musa kıssası'nın en can alıcı noktası, Musa'nın Allah'ın 'kelimeleriyle' üstünlük kurmasıdır. Yani atılan batıl ipler Hablullah tarafından yutulmuştur.
111:5
Boynunda mesedden bir habl.
Mesed kavramı bükülmüş lif ve kabuktan, sıkılaştırılmış, sürtünmeli ve boğucu iptir.
Yanlış bağlanmanın alegorisine götürür bizi bu muhteşem ayet. Mal, makam, kibir ve düşmanlık, heva ve arzular insanı Allah’ın ipinden koparıp kendi eliyle ördüğü boğucu bir ipe dolayıp boğar.
Kurtarıcı bağ olan Hablullah'a tutunmayan herkes, kendi boğucu bağını kendi boynuna dolar.
Allah’ın ipi, Kuran’dır.
Bazen bir kriptoda bütün kilit anahtar kelimeyi bulmakla çözülür. Yanlış harfler ayıklanınca metin bir anda açılıverir. Allah’ın ipi'ni bir kripto olarak düşünürsek anahtar kelime Kuran'dır. Kitap'ın kendisi hem bağın kaynağını hem de bağın istikametini çözer. Peki bu ipe nasıl tutunulur? Onun yöntemine dair kripto anahtarı ise salat'tır. Salat, Kuran’la düzenli teması zamanlayıp yoğunlaştıran, zihni hizalayan, hayatı ilke düzlemine bağlayan disiplinli tutunma pratiğidir.
Kuran'a topluca sarılmak, insanlığı parçalı yanılsamalardan, benliği boğan bağlardan, gözleri büyüleyen sahte iplerden kurtarıp hakikatin sağlam ağına bağlar. Bu ağ, canın nabzına en yakın olan hattır, çünkü yakın olan Allah’ın sözü, insana en emin tutamaç olarak verilmiştir.
Böylece
Neye bağlanacağız? sorusunun cevabını Kuran,
Nasıl bağlanacağız? sorusunun cevabını Salat'tır.
Artık salat konusunda sizce de yeterince ipucu elde etmedik mi?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



