Allah’ın kurduğu düzende bitki-hayvan ve bakterilerin salatı nedir?
Salatı anlama üzerine düşünceler
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّـحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ
Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını ve tesbihini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.
Yaşadığımız düzlemdeki sistem ölçülerle, döngülerle ve karşılıklı bağlarla işleyen büyük örgüdür. Enerji akışları, besin zincirleri, tohum yayılımı, bozunma ve yenilenme döngüsü, su ve karbon dönüşümü ve topluluk dinamikleri. Büyük resim bize her gün yılmadan her varlığın kendi desteği ile bu örgüde payına düşen görevi yerine getirdiğini hatırlatır.
Kuran'da hayvanların salatlarını ve tesbihlerini bildiklerine yapılan gönderme aslında bir başka yöne daha dikkat çeker, insan'ın kendi tesbihi ve salatını bilmediği, keşfetmesi gerektiği ve etrafına bakarak bunu nasıl bulabileceğinin yöntemleri, bu arayış çeşitli örneklerle açıklanır.
Bu okumamızda hayvanların salatını keşfetmeye çalışırken 'salat' kavramının anlam derinliğine doğru bir yolculuğa çıkacağız.
Bakteriler, bitkiler ve hayvanlar. Her biri ekosistem içerisinde kendi görevlerini bıkmadan yerine getirirler. Önümüzdeki yıl artık süt vermeyeceğiz, yumurtlamayacağız, leşleri toplamayacağız diyerek kendi aralarında anlaştıklarına rastlamayız. Düzen yılmadan sürdürülür.
Arıları düşünerek başlayalım. Arıların sisteme olan desteği son derece proaktiftir, hiçbiri boş ve amaçsız şekilde uçmaz, hedef odaklıdırlar. 'Arının asli desteği nedir?' diye sorduğumuzda ilk aklımıza bal yaptığı gelebilir, ama temel görevi bu değildir. Arının en temel görev tanımı bitkileri döllemektir. Dünyadaki çiçekli bitkilerin yaklaşık %80'i arılar tarafından döllenir.
Bitkilerin üremesi için poleni taşır, türler arası bağı ayakta /akim tutar. Çiçek ve arı uyumu koku, renk ve nektar zamanından oluşan birbirine tutunmuş koca bir network'tür. Arı bu ağın pro-aktif işçisidir. Peki salat ve tesbih'i arı özelinde nasıl formüle edebiliriz?
Arı salatının özü üreme döngülerini canlı tutan tozlaşma desteğidir. Tesbih ise koloni ölçeğinde disiplinli işbölümü, keşif, yönlendirme, işaretleme, periyodik uçuş ve mevsimsel ritimdir yani görev bilincidir. Arı ekosistemle bağ kurar, bağı taşır, bağı yeniler. Böylece kendi görev alanındaki tüm destek verdiği unsurları ayakta tutar. Bal ise artı değeridir.
Toprak solucanlarının salatı ne olabilir? Toprağı havalandırmak, parçalamak ve zenginleştirmek mi? Açtıkları tüneller suyun toprak içinde süzülmesini kolaylaştırır, döküntüleri humusa çeviren sindirim süreci bitkilere erişilebilir besin sağlar. Bitki kökleriyle kurulan bir yapısal destek onların salatı olabilir mi?
Akbaba ve leşçil kuşların salatı, leşi hızla ortadan kaldırmak ve hastalık yapıcı mikroorganizma yoğunluğunu düşürmektir. Bu görev hastalıkların yayılmasını frenleyerek kritik bir hijyen bağını ayakta tutar.
Meyve yarasaları ve tohum taşıyan kuşların salatı yeryüzündeki tohum yayılımıdır, geniş coğrafyalara taşınan tohumlar ormanları onarır, yeşil yaşamı ayakta tutar. Onlar tam anlamıyla uçan bahçıvanlardır.
Baklagil köklerindeki bakterilerin salatı atmosfer azotunu bitkiye bağlayıp toprağa kazandırmaktır. Bu durum ise tarımsal verim ve doğal bitki örtüsü için temel destek hattıdır.
Bu örneklerin sayısı milyonları aşar ve ortak paydaları çok açıktır. Her biri kendi nişi içerisinde başkasının yaşam döngüsünü taşıyan bir görevi sürekli ve yerinde yaparak ekosisteme desteklerini sunar. Erdem kaygıları yoktur, ritim, ölçü ve görevleri vardır. Destek ve bağ ağın tamamına dağılır. Bu sayede ekosistem baştan sona proaktif katkıların birbirini tuttuğu bir örgü gibi görünür, tesbih ise bu katkıların sadakat ve süreklilik boyutu içerisinde tek egemen otorite olan Allah'a adanmışlığıdır.
İnsanoğlu en bilinçli yaratık olmasına karşın salat'ının ve tesbihinin ne olması gerektiğini hayatı boyunca bulamayabilir. Kısa vadeli kazanç hedefi, biriktirip paylaşmama hırsı, mizanı perdeleyen bağ kırıcı eylemler, fesat ve bozgunculuk insanın tipik özellikleridir. Daha önce şeytanın salatı dediğimiz karşı-destek ağı da bu zaafları istismar eder, dikkati parçalar, kavramları çerçeveler, arzuyu körükler ve ölçüyü muğlaklaştırır. Bu yüzden insan, sistemin içindeki yerini çoğu zaman keşfedemez, gördüğü parçayı bütün zanneder.
Sorulması gereken yalın soru şudur: İnsanın salatı nedir? Hangi bağları ayakta tutmalı, hangi görevde yarışmalı, kendi komünitesine nasıl destek olmalıdır? Allah'ın sistemindeki yeri nedir? Canlılar arasında görev tanımı yapılmamış şekilde yeryüzüne salınan bu canlı acaba görevini bulabilecek midir?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



