Güzin Göksu
21 Ocak 2026, 11:59Tarih8.55805 dk okuma

Arapların ay takvimi ile ilgili çelişkiler

Bize öğretilenleri sorgulamak

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Arapların ay takvimi ile ilgili çelişkiler

Bu okumamızda sadece bazı sorular soracağız. Öncelikle bir takım tespitler yapalım:

Allah evreni bir ölçü yani kaddera ve denge yani mizan üzerine yaratmıştır. Yeryüzündeki yaşamın kaynağı olan fotosentezden hayvanların üreme döngüsüne, rüzgarların oluşumundan ekinlerin hasadına kadar her her türlü rızık ve hayat faaliyeti güneş döngüsüne yani mevsimlere bağlıdır.

Allah'ın dini ile Allah'ın yarattığı evren yani fıtrat yasalarının totali olan Sünnetullah çelişememelidir. Doğa yasaları güneş'e göre işlerken ibadet ve sosyal hayatın takviminin doğadan kopuk bir ay döngüsüne bağlanmış olması dini hayattan ve gerçeklikten koparmak anlamına geliyor olabilir mi?

Arabi ay isimlerinin anlamları

Bir nesneye veya kavrama verilen isim onun hakikatiyle örtüşmelidir. Arap aylarının kök manalarını incelediğimizde bu isimlerin sabit mevsimsel olaylara atfen verildiği ve bu isimlendirmede güneş takviminin baz alındığı açıktır.

Ramazan kelimesi kökü kızgın taşlar, şiddetli sıcaklık, yanıp kavrulmak ve kuraklık anlamlarına açılır.

Rebi kökü bahar, yeşermek, otlakların artması anlamına gelir. Bir takvim sisteminde bahar ismi verilen ayın 33 senede bir kışın ortasına veya yazın kuraklığına denk gelmesi dilde ve mantıkta sapma değil midir?

Cemaziye kökü donmak, katılaşmak demektir. Suyun donduğu ayı belirtir.

Şevval kelimesi dişi develerin çiftleşme isteği veya sütten kesildikleri için kuyruklarını havaya kaldırdığı dönemdir. Sütün azalmasına aynı zamanda teşvil denilir. Develerin çiftleşme ayı kurak Ağustos sonrası başlar, Yani Eylül gibidir. Otlaklar yaz sıcaklığında kuruduğu için de Eylül ve Ekim aylarında develer sütten kesilir.

Muharrem haram köküne dayanır. Haramlığın ana nedeni hasat ayları ve ticaret döngüsü olması nedeniyle savaşların durdurulması fikrine dayanır.

Tüm bu semantik bağlamların güneş takvimine göre kodlandığı açıktır.

Sümer, Babil ve Mısır gibi antik toplumlar takvimlerini her zaman tarım ve hasat döngüsüne yani güneş'e göre ayarlamıştır.

Tarım toplumunda hasat güneş takvimine göre sabittir. Eğer aylar kayarsa hasat zamanına denk gelmediğinde işlevsiz kalmaz mı? İnsanlar mevsim döngüsüne göre hasatlarını toplarken ay döngüsünde savaşılması uygun aya denk gelirse ne olacaktır? Ciddi mantıksal çelişkiler söz konusu değil midir?

Ayrıca ay takvimiyle Hacc yapıldığında Hacc'a davet edilecek insanlara ikram için canlı hayvan kesilip sunulması önerilirken, ay takvimine göre sistem kaydığında hayvanların üreme dönemine denk gelirse, zayıf olduğu dönemde veya kıtlık zamanında hayvan kesmek zorunda kalınmaz mı? Bu durum ekonomik bir israf değil midir ve ekolojik dengeye zarar vermez mi?

Tevbe 36-37. ayetler ayları sabitleme vurgusu ile güneş takvimine işaret ediyor olabilir mi?

Tüm bu etimolojik ve ekolojik durumlar ışığında güneş takvimi semantiği taşıyan ay isimlerinin zaman dilimlerini mevsimlerden koparıp rastgele bir döngüye bırakmak ilahi nizam ile bağdaşır mı? Mevcut ay takvimi uygulaması tarihsel bir karartma sonucu dini hayattan, tarımdan, ekolojik sistemden ve biyolojinin doğal akışından soyutlama projesi olabilir mi?

Allah'ın dinini ve Kuran'ı toplumsal hayattan soyutlamak için pek çok girişim yapıldığını görmekteyiz. Takvimlendirme ile oynanmış olma ihtimali ileri düzeyde şeytanca bir planın parçası mı?

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Tarih kategorisindeki diğer yazılar