Arılar balı nereden elde ediyor?
Kuran çevirilerinde bir düzeltme gerekliliği
وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ
Rabb'in, bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan yuvalar edin.
Kuran çevirilerinde Nahl 69’da yer alan kritik bir hatayı düzeltmeliyiz. “Her türlü meyveden ye” olarak çevrilen bölüm bir çelişki yaratıyor. Çünkü arılar meyvelerden bal toplamaz. Semerat kelimesinin meyve olarak çevrilmesi Kuran’ın evren yasaları ile uyuşmaması anlamına gelir. Öyle ise ortada bir hata vardır, hatanın kaynağına doğru inelim.
Arı balı neyden yapar? Önce bunu tespit edelim.
Birinci kaynağı nektar, çiçeklerde salgılanan şekerli öz. İşçi arı bunu toplayıp kovanda enzimlerle işleyerek balı olgunlaştırıyor.
İkinci kaynağı ballı basra, yaprak bitleri, koşniller vb. özsuyu emen böcekler, fazla şekeri dışkı olarak dışarı atar, arılar bu tatlı salgıyı toplar.
Üçüncü kaynağı, bitki özsuları ile nadiren ezilmiş ve çatlamış meyve sızıntılarından da şeker alabilir.
Peki ayetteki semerat meyve anlamına mı gelir?
semerat'ın kılcal kök semantiği SMR kalıbı ürün vermek, verim, hasıla, artış ve çoğalma anlamından doğar. Semirme aynı kökten gelir, çoğaltma anlamındadır. Dilimize geçmiş olan semere kelimesi bir şeyin yararı ve verimi anlamındadır.
Kadim lugatlarda SMR bir ağacın veya bitkinin taşıdığı, onu donatmış olan her türlü ürün demektir. Sadece yemiş olan meyve anlamının ötesine geçerek bitkiyi çepeçevre sarmış, onu kuşatmış, ondan sadır olmuş her türlü hasıladır. Ayetteki semarat kelimesi çoğuldur.
Nail 69'daki 'min kulli’s-semerat' nasıl anlaşılmalı?
min -den -dan ekidir.
kulli Arapçada sıkça çeşitlilik ve çokluk için kullanılır, ayetteki kullanım envai çeşit anlamını vermemiz için uygundur.
semerat kelimesini semantik köke sadık kalarak 'bitki ürünleri hasılası' şeklinde okumalıyız, böylece çiçek nektarı, ekstra floral nektar, bitki özsuları, böceklerin tatlı dışkıları ve salgıları gibi arının fiilen kullandığı tüm şekerli bitki çıktıları kapsama girer. Böylece Kuran tabiat yasalarıyla çelişmez, aksine arının gerçek beslenme spektrumunu tam isabetle tek kelime ile özetler.
Şimdi Nahl 69'un doğru çevirisini yapalım:
Sonra envai çeşit bitkilerin her tür hasılasından beslen, ardından Rabbinin kolaylaştırdığı yollardan ipliğin iğneden geçtiği gibi itaatle ilerle. Onların karınlarındaki çeşit çeşit renkleri olan içecekte insanlar için şifa vardır. Bunda tefekkür eden bir kavim için kesinlikle bir delil vardır.
Ayeti 'meyve' yanlışlığından temizlerken dikkatimize takılan iki noktayı daha detaya girmeden belirtelim.
- Karınlarındaki içeceğin, yani bal'ın farklı tonlardaki renklerine dikkat çeker.
- Arının yol alırken iğne deliğinden geçer gibi yolunu bulmasını fesluki yani SLK kökü ile tanımlar ki muhteşem bir tanımlamadır.
Bu detaylara ne yazık ki klasik çevirilerde rastlayamadığımız gibi bir türlü doğru çevirilere de ulaşamamak üzücüdür. Kuran'ın zengin dilsel katmanlarını çeviri ve meallerde bulamamaktayız.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



