Birçoklarının bu dünyada gözden kaçırdığı en önemli hususlardan birisi, kişinin “sahip olma” iyeliğini; sonsuza kadar süren, kendisine ebediyet kazandıran, diğer insanlara karşı üstünlük sağlayan, hatta eğitimsizlik, görgüsüzlük gibi eksikliklerini örten bir vasıf olduğuna kendisini inandırmasıdır.
Bu inanışı sebebiyle kişi sürekli biriktirir, biriktirdiğinin artması ile haz duyar, elindekinin azalmasından duyduğu korku nedeniyle çeşitli gerekçeler adı altında üzerine atılı bulunan paylaşma ve zordakini kollama görevlerine bahaneler uydurur: ”Önümüz kış, temkinli olmalıyım” misali, “arınma” görevini yapmamaya çeşitli kulplar bulur. Bu biriktirme sadece nicelik boyutunda da olmayabilir. Yani elindeki misli şeyleri dağıtmama ve ihtiyacı olana ulaştırmamanın yanı sıra; fikri, ilmi, mesleki boyutlarda dahi bilgisini saklayabilir, kimse ile paylaşmayabilir. Çünkü bu saklamanın; ona ayrıcalık kazandırdığına inanır. Mesela çok iyi bir cerrahtır, bilim adamıdır, askeri dehadır hiç kimseyi yetiştirmez, bildiklerini paylaşmaz kendisine rakip olacağını düşünür. Ya da çok iyi bir fizikçi, belki bir kasap veya mobilya ustasıdır. Hatta dini konularda herkesten farklı bakabilen, ilmel yakin olan, zeki ve akıllı birisi bile olabilir.
Nasıl ki; zenginlik deyince çoğumuzun aklına sahip olmak geliyorsa, bazılarının aklındaki de ihtiyacının olmamasıdır. Ta Epiktetos’tan bu yana süregelen felsefi yaklaşım ile anlamlandırılacak olunursa, “Her şeye mi sahip olmak istersin, yoksa hiçbir şeye ihtiyacın olmamasına mı?”
Olgunluk; sayıların çokluğundan ziyade eldekinin özellikle misli türevlerde(para, altın vb her türlü değer) ihtiyaçtan fazlasının paylaşılması; ama yanı sıra bilim, görgü, tecrübe, yetkinlik gibi manevi meziyetlerin de gelecek nesillere aktarılmasıdır. Sizin ortaya koyduğunuz, “çoğaltma ve paylaşmama” durumunun sadece maddi olarak değil aynı zamanda manevi açıdan da dikkate alınması gerekliliğidir.
Sure’de sürekli vurgulanan; “O gün” çoğaltma isteği yani tekasür’ün insanları oyalamasından ve nimetlerden sorulacağımız hususudur.
Anlamama vesile olduğunuz için teşekkürlerimle.
Kuran ile aydınlanmamız dileğiyle…



