Dünyadaki mega festival ve çatışmalı büyük protestolara kıyasla Hacc organizasyonlarındaki ölüm vakalarının fazlalığı üzerine
Hacc'da neden sürekli insanlar ölüyor ve Suud hükümeti neden önlem almıyor
Dünya genelinde milyonların katıldığı eğlence odaklı festivaller, dini ve manevi etkinlikler ile çatışma içeren protesto ve kitlesel gösteriler bazen benzer fiziksel riskler taşıyabilir. Aşırı yoğunluk, dar boğazlar, anlık panikler, ters akış ve zayıf saha yönetimi bir takım istenmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olabilir.
"..o esnada, uygunsuz davranmak, fasıklık yapmak ve kavga etmek yoktur.."
Bakara 197
Bu okumamızda Hacc benzeri mega organizasyonları inceleyip ölüm sayıları üzerinden bazı değerlendirmeler yapmaya çalışarak nedenlere odaklanacağız.
Dünya genelinde insan katılımı bakımından en kalabalık mega etkinlikleri üç ana kümede toplayabiliriz:
1. Dini ve manevi buluşmalar
2. Eğlence amaçlı festivaller
3. Protesto gösterileri
Burada darbe girişimleri, darbeler ve savaşlara girmeyeceğiz fakat Hacc'da ölen insan sayısının bir çok savaştan dahi fazla olduğu notu da aklımızın bir köşesinde tutalım.
Katolik dünyasında Papa ziyaretlerinin en kalabalık örneklerinden biri 2015’te Filipinler’de yaşandı, Manila’daki kapanış ayinine yaklaşık 6 ila 7 milyon kişi katıldı. Aynı ziyaret haftasında açık hava ayininde kurulan sahne altyapısının fırtınada devrilmesi sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi. Kaydedilen tek ölüm vakası buydu.
Meksika’daki Bakire Yortusu her Aralık ayında olağanüstü bir akış yaratır, yalnızca 8-12 Aralık günleri arasında 12 milyona yakın kişi bazilikayı ziyaret eder ve ayın geneline yayıldığında bu sayı 18 milyonu bulur. Bu dev akışta can kayıpları çoğunlukla yol güvenliği zincirindeki zafiyetlerden kaynaklanır, 2023’te meydana gelen bir araç çarpması ve ayrı bir otobüs kazasında toplam 6 kişi hayatını kaybetmişti.
Filipinler’de Kara Nasıralı alayları her yıl milyonlarca katılım alıyor. 2018’de yaklaşık 6.5 milyon, 2025’te ise 8 milyonu aşkın insanın şehre aktığı bu yürüyüşlerde 2015’te 1 kişi, 2016’da 2 kişi, 2018’de 1 kişinin öldüğü kaydedildi. Ölümler küçük kazalardan kaynaklanıyordu.
Hindistan'da 12 yılda bir yapılan Kumbh Mela festivali dünyadaki en geniş insan katılımı olan etkinlik. 80 ila 100 milyon kişi katılıyor. 2013 Allahabad buluşması 35 can kaybı ile kapandı. 2025 Prayagraj buluşmasında ise çoğu sağlık ve trafik kazası kaynaklı olmak üzere 32 ölüm bildirildi.
Kamboçya'daki su festivali belirlenen şehrin tamamında gerçekleştiriliyor ve 4 milyondan fazla katılımcı iştirak ediyor. Yıllık ölüm vakasına rastlanmıyor, sadece 2010 yılında köprüde kalabalık sıkışması sonucu 347 ölü olduğu bildirilmiş.
Eğlence ve kültür alanına bakalım.
Almanya’daki Love Parade 2010’a katılımcı sayısı 1.4 milyon. Alanın kapasitesi 250 bin olmasına karşın katılım 5 kat fazlaydı ve giriş rampasında oluşan dar boğaz nedeniyle 21 kişi öldü. Bu olay bir 'facia' olarak nitelendi. Almanya genelinde kalabalık güvenliği standartlarının bambaşka bir boyutta sertleşmesine yol açtı.
Büyük maçlar ve olimpiyat organizasyonlarında genelde küçük çaplı kazalar dışında ölümlere rastlanmıyor.
Protestolarda risk profili biraz daha farklılaşıyor. 2020’de ABD’deki George Floyd gösterileri ülke geneline yayılan olağanüstü bir mobilizasyon yaratmıştı. Toplam katılım 26 milyon kişiydi ve olaylarla bağlantılı 9 ölüm kaydedildi.
2019’daki Hong Kong anti-iade yasası yürüyüşleri, bir günde 2 milyona ulaşan kalabalığıyla dünyaya damga vurmuştu, süreç boyunca 7 ölüm kaydedildi.
Yine 2019'da Şili’nin sosyal patlama döneminde yalnızca Santiago’daki büyük yürüyüş 1.2 milyona yakın kişiyi topladı, protestolar tam 1 yıl sürdü ve sonuna gelindiğinde sadece 29 ölüm vakası kayıtlara geçti.
Hacc konusuna bakalım
Hacc, Kuran'a göre niyet ve anlam bakımından barış iklimi hedefler, fakat son 50 yılda yinelenen kalabalık felaketleri, kazalar ve sıcak kaynaklı ölümler bize tasarım ve yönetişim sorunları olduğunu işaret ediyor.
Kuran'daki Hacc'a girmeden, mevcut organizasyon yapısı üzerinden değerlendirelim. Katılım ortalama 1.8 milyon kişi.
1990 - Mina tüneli: Kalabalık sıkışması / 1.426 ölüm
1997 - Mina çadır yangını / 343 ölüm
1998 - Cemerat izdihamı / 119 ölüm
2006 - Cemerat / 363 ölüm
2015 - Vinç kazası / 111 ölüm
2015 - Mina: Kalabalık sıkışması / 2.431 ölüm
2024 - Hac sezonu: Aşırı sıcak / 438 ölüm
2024 - Hac sezonu: Aşırı sıcak / 1.301 ölüm
bunlar normal dışı durum ve ölümler, normalleşmiş ölüm sayısı ise yılda ortalama 200-300 arasında.
Peki dünyadaki diğer mega organizasyonlara ve hatta çatışmalı protestolara oranla neden daha fazla ölüm yaşanıyor?
Özetle sorun dört başlıkta düğümleniyor.
Birincisi akış mühendisliği zayıflığından dolayı ölümcül sıkışmalar yaşanıyor.
İkincisi ısı stresi ileri yaş ve kronik hastalıklı profildeki kişileri yıpratıyor çünkü yaş, hastalık ve kondisyon testi yapılmıyor, sadece parası var mı yok mu ona bakılıyor ve Hacc'a kabul ediliyor.
Üçüncüsü ölüm vakarının ardından bağımsız teknik denetçilerin olmayışı, ölümlerin sebepsiz ve sonuçsuz kalmasının en önemli nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Hesap verilecek herhangi bir makam bulunmuyor.
Dördüncüsü, Kuran dışılık. Hacc eğitimi ile birlikte Kuran prensiplerinin öğretilmemesi, şeytan taşlama ve Merve-Safa arası koşma gibi Kuran dışı uygulamalara gereksiz yer verilmesi ve organizasyonun 5-6 günlük dar bir haftaya sıkıştırılması.
Hac’daki ölümler için bir tazminat sistemi de yok, organizatör Devlet ölümler için tazminat ödemiyor, sadece 2015 vinç kazasındaki ölenlere 1 milyon riyal, yaralılara ise 500 bin riyal ödenmiş.
Barışçıl olması gereken Hacc'ın en büyük çatışmalı protestolardan, 10 kat fazla katılımlı mega festivallerden daha fazla ölüm oranına sahip olması, bunun normalleşmesi, hesap sorulmaması, dünyada gündem bile olmaması durumu ilginç bir çelişki yaratıyor. Daha ilginci ise Müslümanım diyen kişilerin sabırsız, görgüsüz, düşüncesiz ve merhametsiz olmaları. Barış iklimi yaratmak yerine bir tepinme ikliminin yaratılıyor olması da genel itibariyle Salat'ın hakkıyla ikame edilememesinden kaynaklanan Kuransızlık bağlamlı cahilleşmenin bir sonucu.
Dünyanın en büyük kalabalıklarını emniyetle yöneten örnekler ortadayken, Hacc’da her sezon benzer ölümlerin yaşanması öğrenme döngüsünün kapalı olduğunu gösteriyor.
Hacc'daki barış iklimi sadece hesap verilebilir 'selamet' kültürü ve Kuran'a sadık kalınarak icra edilecek bir sistematik ile mümkün olabilir. Dünya insanlığı olarak ne yazık ki bunun çok uzağındayız. İslam dünyası Mekke'nin 'selamet'ini ve 'emin'liğini sağlayamıyor.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



