Firavun hanedanındaki mümin kişi
Mümin suresinden bir kesit
Kuran'da Firavun hanedanından imanını gizleyen bir adam olarak tanımlanan bir kişi yer alır. Sarayda yüksek bir rütbeye, belki de vezirlik veya prensliğe sahip olduğunu, Firavun'un yakın çevresinden biri olduğunu diyaloglardan anlarız.
Son derece rasyonel savunmalar yapması ile ön plana çıkar. Firavun ile doğrudan konuşabilen bir bilgindir. raculun muminun min ali firavne olarak anılır.
Diyaloğa şöyle bir göz atalım:
Mümin Suresi
28. Firavun taraftarlarından imanını gizleyen bir kimse şöyle dedi: "Rabb'im Allah'tır dediği için mi bir adamı öldüreceksiniz? Oysaki o, size Rabb'inizden açık kanıtlarla geldi. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa uyardığı şeylerin bir kısmı size isabet edecektir. Allah, aşırı giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez."
29. "Ey halkım! Bugün yeryüzünde gücü elinizde bulunduranlar olarak mülk sizindir. Şayet gelecek olursa Allah'ın azabından bizi kim kurtarabilir?" Firavun: "Ben size gördüğüm şeyden başkasını göstermiyorum. Ve ben, sizi rüşd yolundan başkasına iletemem." dedi.
30. İman etmiş olan kimse: "Ey halkım! Ben daha önce birçok toplumun başına gelenin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum."
31. "Nuh, Ad, Semud ve onlardan sonraki toplumların durumu gibi. Allah, kullarına haksızlık edici değildir."
32. "Ey halkım! Ben sizin için o çağırılma gününden korkuyorum."
33. Arkanıza bakmadan kaçacağınız gün, sizi Allah'ın azabından koruyabilecek kimse yoktur. Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur.
34. Ant olsun ki daha önce Yusuf size açık kanıt içeren belgelerle gelmişti. Ancak o zaman onun size getirdiği şeyler hakkında kuşkulanıp durmuştunuz. Yusuf ölünce de: "Bundan sonra Allah asla Resul göndermez." dediniz. Allah, haddi aşan, güvenmeyen kimseyi işte böyle saptırır.
35. O kimseler, kendilerine görevli kılınmış, yetki verilmiş bir kimse gelmediği halde, Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. Bu da Allah'ın yanında da insanların yanında da büyük bir kızgınlığa neden olur. İşte böyle! Allah, her büyüklük taslayanın kalbini mühürler.
36. Firavun: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule yap. Belki böylece o sebeplere ulaşırım;"
37. "Göklerin sebeplerine. Böylece Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum." dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.
38. İman etmiş olan kimse: "Ey halkım! Bana uyun ki sizi rüşd yoluna ileteyim."
39. "Ey halkım! Bu dünya hayatı geçici bir yararlanmadır. Ahiret hayatı ise kesinlikle devamlı kalınacak yerdir."
40. "Kim bir kötülük yaparsa, ona yaptığının karşılığından fazlasıyla karşılık verilmez. Erkek veya kadın, her kim Mü'min olarak salih olanı yaparsa, işte onlar hesapsız şekilde rızıklanmak üzere Cennet'e girerler."
41. "Ey halkım! Ne gariptir ki siz beni ateşe, ben ise sizi kurtuluşa çağırıyorum!"
42. "Siz beni Allah'ı yalanlamaya ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi Mutlak Üstün ve Çok Bağışlayıcı Olan'a çağırıyorum."
43. "Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennem'liktirler."
44. "Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz Allah kullarını görmektedir."
45. Sonra Allah onu, onların yaptıkları planların kötülüklerinden korudu. Firavuncuları ise azabın kötüsü kuşattı.
Firavun'un yanındaki bu mümin kul bize bazı stratejik dersler verir, ilimde derinleşmek önemlidir, hakikati savunmak için kılıçla öne çıkmak veya bağırıp çağırmak gerekmez, bazen en keskin silah mantık, akıl ve sakinliktir. O mümin kul tiranlığın kalbinde o sistemin dilini kullanarak hakkı haykırmıştır.
Kuran'daki anlatı ile benzeşen Yeni Ahit'in bir pasajı vardır,
Elçilerin İşleri 5:34-39 bölümünde, havariler yargılanırken Gamaliel adında saygın bir bilgin söz alır. Kurduğu mantık Firavun'un yanındaki mümin ile neredeyse aynıdır:
"Bu adamların peşini bırakın. Çünkü bu girişim insan işiyse yıkılacaktır. Ama Tanrı'dan ise onları durduramazsınız, hatta Tanrı'ya karşı savaş açmış olursunuz."
Bu pasaj Kuran'daki mümin kulun "Yalancıysa kendine, doğruysa size zarar" argümanıyla birebir örtüşen evrensel bir hakikat testi niteliğindedir.
Hakikat salim bir akıl ve sağlıklı çalışan bir mantık ile doğrulanabilir.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



