Güzin Göksu
15 Şubat 2026, 11:57Kıssalar5.98106 dk okuma

Kuran kıssalarında halkların aydınlanma felci ve medeniyetlerin çöküşü üzerine

Kıssaları anlamak

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Kuran kıssalarında halkların aydınlanma felci ve medeniyetlerin çöküşü üzerine

Kuran kıssalarında halkların aydınlanma felci ve medeniyetlerin çöküşü üzerine

Kıssa anlatıları toplumların kendi içlerindeki sorumluluk bilinci ile imtihanlarının sonucu yaşanan kitlesel intiharların mezarlığı gibidir. Bu mezarlığın epigrafisini sunan Kuran ayetleri bize çöken her medeniyetin altında yatan sarsılmaz yasayı yani Sünnetullah’ı ve onun ihlalini işaret eder. Peki toplumların aydınlanma felci olarak tanımlayacağımız o kolektif eylemsizlik halini ve bu tıkanıklığı aşmanın yegane yolu salat’ın ikamesi olabilir mi?

Emanet’in ağırlığı ve kaçış psikolojisi

Kuran’da göklere, yere ve dağlara teklif edilen ancak onların yüklenmekten kaçındığı o ağır emanet bireysel ve toplumsal özgürlüğün getirdiği düzeltici ve denge tesis edici sorumluluktur. Sosyolog Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış adlı eserinde modern insanın bile bu sorumluluk ağırlığı altında nasıl ezildiğini ve otoriteye sığınarak karar verme sancısından kurtulmak istediğini anlatır.

Kıssalardaki halk kitleleri de benzer bir felç hali yaşarlar. Aydınlanma yani gerçeği görme ve ona göre yaşama eylemi konfor alanının terk edilmesini gerektirir. Halk bu yükü sırtlanmak yerine statükonun sahte güvenliğini tercih eder. Kuran'da sıklıkla şu durum dile getirilir:

Hayır! Dediler ki: "Doğrusu biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz.
Zuhruf 22

Bu ayet kolektif düşünce felci’nin sosyolojik bir tezahürüdür.

Statükonun koruyucuları kim?

Toplumsal çürümenin mimarları iki ana gruptur: Mele’ler yani konsey, karar verici elitler, günümüz dünyasında bilgiyi ve karar mekanizmalarını tekelleştiren devlet bürokrasisi ve üst yönetimidir. Mütrefler refah içinde şımarmış, lüksün kör ettiği kesimdir ve günümüzde sistemin sunduğu maddi imtiyazlarla halkın duyularını uyuşturan kesimdir. Bürokrasi çemberiyle iç içe olan hortumlayıcı özel girişim patronlarıdır. Ama aynı zamanda rüşvet alıp servetini büyüten bir savcı da mütreftir. Bozulmuş toplumlarda patron, bürokrasi, hakim, savcı ve güvenlik güçlerinin entegre yozlaşmalarına rastlarız.

İbn Haldun Mukaddime’sinde medeniyetlerin çöküşünü refah ve lüksün asabiyeyi yani toplumsal bağı yok etmesi olarak açıklar. Mütrefler lüksün devamı için adaletin feda edilmesini isterler. Mele’ler de zaten imtiyaz tanıdıkları mütreflerle karşılıklı çıkar ilişkisi içerisindedir. Kuran bu sosyolojik yasayı şöyle vurgular:

Biz bir beldeyi yok etmek istersek, varlık ve güç sahibi ileri gelenlerine uyarımızı yaparız, buna rağmen bozgunculuk yaparlarsa böylece söz hak olur. Ve onu helak ederek yok ederiz.
İsra 16

Emanet nasıl taşınır ve sorumluluk yükü nasıl paylaştırılabilir?

Salat bu toplumsal felci dağıtacak olan kolektif ayağa kalkıştır. Salat, adaletin, bilincin ve sorumluluğun toplumsal yapıda dik hale getirilmesi ve ağır sorumluluğun kolektif şekilde paylaştırılmasıdır.

Salat ikame edildiğinde toplum şura’yı öğrenir, böylece yönünü Mele’nin çıkarlarından Hakk’ın evrensel yasalarına çevirir. Adalet, kıst ve mizan’ı keşfedince aydınlanma her gün tazelenen bir uyanış eylemine dönüşür. Kuran’ı öğrenip öğretme toplumun donanımlı hale gelmesini sağlar.

Salat bireye odaklanmaz, bireyi musallin halkasının bir parçası yapar. Bu tam olarak emanet yükünün paylaştırılmasıdır.

Geçmiş kavimlerin helakı toplumsal sistemlerin kendi iç çelişkileriyle patlayıp çökmesinden ileri gelir. Eğer bir toplumda aydınlanma sadece bireysel düzeyde kalıyor ve kolektif bir salat mekanizmasına dönüşmüyorsa, o toplumun sorumluluk bilinci felç olmuş demektir.

Sosyolog Arnold Toynbee’nin dediği gibi: Medeniyetler cinayete kurban gitmezler, intihar ederler.

Kuran ise bu intihardan kurtulma reçetesini zaten vermiştir:
Ancak iman edenler, düzeltici işler yapanlar, hakkı tavsiye edenler ve sabrı/dirençle mücadeleyi tavsiye edenler hariç.
Asr 3

Salat’ın ikamesi kolektif intiharı durduracak olan yegane toplum sözleşmesidir.

Peki biz salat’ın ne olduğunu bulabilecek miyiz?

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Kıssalar kategorisindeki diğer yazılar