Güzin Göksu
12 Mayıs 2026, 11:28Kıssalar2.84609 dk okuma

Mad Max evreniyle Semud kıssasını okumak

Nakatullah üzerine düşünceler

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Mad Max evreniyle Semud kıssasını okumak

Bazı filmler Kuran kıssalarını çağdaş zihninle kavrayabilmemiz için bize yardımcı olabilir. George Miller'ın tasarladığı Mad Max evreni de işte bu örneklerden biridir. Çöl, kıtlık, suyun tekelleştirilmesi, bedenin araçsallaştırılması, kayalara oyulmuş kaleler, yukarıdaki efendiler ve aşağıdaki susuz kalabalıklar. Bütün bunlar Kuran'daki Semud kıssasının ruhunu anlamamız için güçlü bir görsel kapı açacak bize. İnceleyelim.

Semud Kuran'da her ne kadar çölde yaşıyor olsa da ilkel ve dağınık bir topluluk olarak karşımıza çıkmıyor. Aksine teknik becerisi yüksek, mimari kabiliyeti gelişmiş, dağları yontarak güvenli evler kurabilen, ovalarda yapılar inşa eden bir kavimdir. Onların problemi medeniyetin ahlaki merkezden ve paylaşım ağından kopmasıdır. Taşı işlerler, dağı delerler, mekanlar inşa ederler fakat bu güç onları kibre taşır. Kendilerini yıkılmaz sanırlar. İşte Semud kıssasının en can alıcı kısmı da budur. Teknik güç insanı hakikate yaklaştırabileceği gibi onu hakikatten bağımsız olduğu vehmine de sürükleyebilir. Gücün tek elde toplanması ve imkanların sadece yönetici erkin çıkarlarına hizmet etmesi bu toplumun temel hastalığıdır.

Mad Max evrenindeki citadel de aynı psikolojinin sinemasal biçimidir. Çölün ortasında yükselen kayadan kaleler kaynakları yukarıda tutan, aşağıdakileri muhtaç bırakan bir tür iktidar mimarisidir. Yukarıda suyu kontrol edenler bulunurken aşağıda ise susuz kalabalıkları görürüz. Bu dikey yapı Semud'un toplumsal yapısını anlamak için de mükemmel bir model sunar. Bir tarafta kibirlenen mele ve mütref sınıfı, diğer tarafta zayıf bırakılmış mustezaf insanlar. Bir tarafta kaynağı elinde tutan erk diğer tarafta ise yaşamak için yöneticilerin lütfuna mahkum edilen kitle.

Semud kıssasının merkezindeki nakatullah'ı anlamamız için de Mad Max evreni bize önemli bir fırsat sunacaktır. Bu zamana kadar yüzeysel biçimde okunmuş ve kayaların arasından çıkan Allah'ın devesi ve mucize hayvan olarak mitik bir masal şeklinde anlatılmıştır. Bu anlatı tamamıyla hatalıdır.

Deve Semud'un kaynak, mülkiyet ve sınır ahlakını test eden bir metafordur. Kavme gelen Salih nebi'nin uyarısı şu şekildedir:

"Ey halkım! İşte şu nakatullah sizin için bir ayettir. Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Hud 64

Burada üç büyük kavramın birleştiğini görebiliriz. Ayet, arz ve dokunulmazlık sınırı. Semad'un melelerine söylenen şey aslında şudur: “Her şeye sahip değilsiniz. Her canlılık alanına müdahale edemezsiniz. Arz sizin mutlak mülkünüz değildir ve artık arz'dan elde ettiklerinizi paylaşma vakti geldi.”

Mad Max'te su paylaşımı neyse Semud kıssasında da nakatullah odur. Immortan Joe en üst düzey mele'dir ve onun suyu kontrol etmesiyle hayatı kendi lütfuna dönüştürmesi Semud kavminin sınavı gibidir. Semud'un nakatullah'a müdahalesi de aynı kibri taşır: Hayat alanı üzerinde mutlak tasarruf sahibi olmak. İki örnekte de temel soru aynıdır: Arz'da bulunan hayatın temel kaynakları kimin mülküdür?

immortan joe

Kuran'da Semud'un mele'leri tek bir tiran üzerinden anlatılmıyor, kibirlenen toplumsal akıl üzerinden betimleniyor. Fakat Immortan Joe Semud'un mele zihniyetini sinemada tek bir figürde yoğunlaştırıyor. Kaynağı tutan, bedeni yöneten, korkuyu araç olarak kullanan, itaati mitolojiyle besleyen ve insanları kendi iktidarının hammaddesine çeviren yapıyı sembolize ediyor. War Boys nasıl ölüm kültüyle sisteme bağlanıyorsa Semud'un elitleri de kendi güçlerini aynı şekilde hakikatin üstüne yerleştiriyor.

Burada Max ve Furiosa'nın konumunu da dikkatle kurmalıyız. Semud kıssasındaki Salih Max değildir. Salih vahiy taşıyan resuldür, kavmin içinden konuşur, sınırı bildirir ve uyarır. Max ise çökmüş distopik dünyanın içinden geçen yaralı bir tanıktır. Sistemi kurmaz, öğreti getirmez, fakat zulmün içinden geçerken hala tamamen ölmemiş bir vicdani refleksi temsil eder. Furiosa ise daha başka bir damar açar. Sistemin içinden çıkan ahlaki kopuşa dur demenin sembolü onun omuzlarına yüklenir. Immortan Joe'nun düzenini bilir, onun suçunu içeriden görür ve mağdurları o düzenden çıkarmaya çalışır. Yani Furiosa toplumu ıslah etmek isteyen salihler zümresinden biridir. Semud kıssasındaki içeriden uyarı ve düzene itiraz atmosferini çağdaş izleyiciye hissettiren güçlü bir figürdür.

Semud'un nakatullah'ı hedef alması ile Citadel'in kaçışı bastırmaya çalışarak sistemi tıkaması aynı refleksi taşır. Zalim düzen kendisini düzeltecek işaretlerin tümünü tehdit olarak algılar. Nakatullah Semud'un mülkiyet iddiasını bozar. Furiosa'nın kaçışı ise Citadel'in bedenler üzerindeki sahiplik iddiasını bozar. Salih'in uyarısı Semud'un güvenlik vehmini yıkar. Max'in varlığı ise çöl düzeninin insanı bütünüyle hayvana çeviremediğini göstermeye çalışır ve tek bir insan düzeni değiştirebilir.

Arz'da Allah'ın insanlığın ortak ihtiyaçları için sunduğu kaynak ve emanetler eğer tiranların mülkiyetine dönüşürse Citadel doğar. Canlılık, beden, kaynak ve mekan üzerinde sınırsız tasarruf iddiası başladığında medeniyet dışarıdan güçlü görünse de içeriden çürümeye başlar.

Semud'un helaki de içeride başlamış ahlaki çürümenin toplumu yıkması durumudur. Dağları oymaları onları kurtaramayacaktır çünkü insan kayalara hükmedebilir ama hakikati yenemez. Citadel'de de aynı yüzden güvenlik çökecektir. Su depoları, motorlu ordular, savaş araçları, yüksek kayalar ve kutsallaştırılmış liderlik çürümüş bir düzeni meşru ve ölümsüz kılmayacaktır. Citadel halkı Immortan Joe'nun ölümsüz olduğuna inanır. Ama her beşer gibi o da ölür ve toplum büyük bir şaşkınlık içinde onun da bir ölümlü olduğunu idrak eder.

Mad Max modern zihnin Semud'u ve nakatullah'ı anlaması için sert, görsel ve sarsıcı bir metafor alanıdır.

Bu gözle seriyi tekrar izleyelim ve şu soruyu soralım:
Arz'ın kaynaklarını ortak paylaşım alanı ve emanet olarak mı göreceğiz yoksa onu kendi iktidarımızın mülküne çevirip tiranlık mı kuracağız?

Semud'un cevabı onları helake götürdü. Citadel'in cevabı ise insanlığın neye dönüşebileceğini gösterdi. Günümüz iktidarlarının cevabı ne oldu?

Not:
Semud kavminin yaşadığı düşünülen bölge arkeologların ortak kanaati ile Suudi Arabistan'ın kuzeybatısında yer alan Hegra antik kenti ve çevresidir.

Hedra antik kentini incelemek için:
https://saudipedia.com/en/hegra


Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Kıssalar kategorisindeki diğer yazılar