Güzin Göksu
4 Kasım 2025, 13:30Güncel13.84729 dk okuma

Halk düşmanlığının kökenleri

Yönetici sınıfın eleştirisi

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Halk düşmanlığının kökenleri

... Firavun yeryüzünde büyüklendi, halkını gruplara böldü, onlardan bir kısmını zayıf düşürerek eziyordu..
Kasas 4

Halk düşmanlığı, bir yönetici zümrenin iktidarı ve kamusal kaynakları toplumun geniş kesimlerinin yararı yerine dar bir çıkar bloğunun lehine sürekli ve sistematik biçimde kullanmasıdır. Bu yolla halk parçalara ayrılır, zayıflatılır, boyunduruk altına alınır ve köleleştirilir.

Sosyoloji otoriteleri 'halk düşmanlığı' kavramını nasıl tanımlıyor bir bakalım:

Wright Mills'e göre halk düşmanlığı, devlet, büyük sermaye ve güvenlik bürokrasisi üçgenindeki dar bir çevrenin kararları kendi çıkarına göre şekillendirmesidir. Kamusal meseleler özel pazarlıklara dönüşür, medya ve kurumlar bu düzeni normal gösterir.

Antonio Gramsci'ye göre halk düşmanlığı zorla tesis edilmez, çok sistemli bir propaganda ile açık rıza oluşturulur. Eğitim, medya ve kültür gerçekliği öyle çerçeveler ki geniş kitleler kendi aleyhlerine olan düzeni doğal ve değişmez sanır, karşıt fikirler marjinalize edilir.

Yani merkezinde güç ve parayı elinde bulundurarak halkın parası, mental gücü ve emeği ile halkı sömürmek yatar. Bir halk düşmanlığı rejimi aşama aşama nasıl kurulur inceleyelim.

Bir yönetim halk düşmanı mı değil mi anlamak için check-list

- Devlet tepesindeki karar vericiler büyük sermaye ve karar verici bürokrasiyle entegre olur, kritik koltuklara onlardan isimler getirilir. Liyakate dikkat edilmez.
- Yasama etkisizleştirilir, meclis onay makamı'na indirilir, sınırlı müzakere ile gece yarısı oylamaları ve süratli komisyon süreçleri yürütülür. Soru önergeleri ve araştırma komisyonlarını etkisiz bırakılır, katılım vitrinde tutulur ama asıl karar arka planda alınır.
- Adaletin içi boşaltılır, suç ve ceza kişiye göre ayarlanır, onlardan olana yumuşak, eleştirenlere ise daha sert yaptırımlar uygulanır. İdari para cezası, vergi, ruhsat, denetim gibi araçlar seçici kullanılır, gündelik adalet duygusunu yok edilir. Mahkeme süreçleri uzatılır, halk hiçbir zaman hakkına kavuşamaz.
- Devlet eliyle yaratılacak olan fırsatlar öncesinde dar bir zümre ile paylaşılır. Bu dar zümre halktan habersiz şekilde nemalandırılır. Fırsatlar sunulduğunda ise zaten tüm paylar çoktan paylaştırılmış olur.
- Bilgi akışı kontrol altına alınır, medya, düzenleyici kurumlar ve kritik istatistikler tek merkeze bağlanır, istenen veri görünür, diğerleri ise kaybolur. Karşıt fikirlerin alanları ağır para cezaları ile daraltılır.
- İstisnalar kurala çevrilir, ihaleler, teşvikler, lisanslar acele veya özel durum etiketi ile dar çevreye akıtılır, rekabet ve denetim devre dışı bırakılır.
- Günah keçisi üretilir, sorunların yükü iç veya dış düşmana yıkılır, böylece tepeden inen kararlar milli güvenlik ve düzen için denilerek meşrulaştırılır.
- Rıza inşa edilir, eğitim, medya, popüler kültür sürekli aynı ve değişmeyen hikayeyi anlatır, karşıt fikirler karikatürize edilir, tehlikeli ya da komik gösterilir. Soru soran nankör, hain ve bölücü ilan edilir.
- Dil daraltılır, kelime hazinesi yoksullaştırılır, karmaşık meseleler sloganlaştırılır, dildeki tüm zengin kavramlar yok edilir, bu yolla yüksek ve aydın fikir üretiminin önü kesilir, edebiyat, sanat ve bilim bu yolla ortadan kaldırılır.
- Sembolik üstünlük kurulur, protokol, tören, konvoy, unvan ve diplomasi süsü ile doğal üstünlük hissi verilir, ayrıcalık normalleştirilir.
- Toplum bölünür, hem ekonomik olarak hem de fikirsel çatışma alanları olarak parçalanır. İyi okul, iyi iş, iyi hastane, iyi ihale sadece aynı çevreye kalır. Karmaşık sorunlar biz ve onlara indirgenir, halk semboller ve kimlikler üzerinden kışkırtılır. Aynı mahallenin insanları düşmanlaştırılır, ortak dertleri tartışmak yerine taraflar fanatikleştirilerek yarıştırılır. Medya zıt kutupları sürekli karşılaştırarak kartış söylemi şeytanlaştırır, makul sesi görünmez kılar ve böylece kutuplaşma kalıcılaşır.
- Din araçsallaşır, kutsal kavramlar kalkan yapılır, dindarlığı vitrine koyup adalet ve liyakat talebi hainlik olarak yaftalanarak bastırılır. Hutbe, tören ve sembollerle meşruiyet üretilir, israf hizmet olarak, ayrıcalık da temsil olarak adlandırılır. Eleştiri imana saldırı gibi gösterilir, hesap sormak günahlaştırılır.
- Halk yoksullaştırılır, enflasyonu yüksek tutulur, paranın değeri sürekli eritilir, ücret artışları gerektiği gibi yapılmaz. Temel gıdada, kirada ve enerjide görünmez vergi ve ücret bariyerleriyle alım gücü kemirilir. Kur ve faiz piyasası belirsiz bırakılır, tasarruf cezalandırılır borçlanma zorunlu kılınır. Böylece halk, günü kurtarmaya çalışırken itiraz edecek nefes bulamaz.
- Protestolar engellenir, barışçıl itirazlar riskli hale getirilir, sert müdahaleler ortaya konur.
- İçi boşaltılmış başarı hikayeleri yaratılır, gösterişli projeler vitrin yapılır, bedeli ve halka faydası tartışılmaz. Hikaye faydanın önüne geçirilir.

Yukarda saydıklarımız Halk düşmanlığının check-listidir. Kendi ülkenizde bu durumlar var mı karşılaştırıp halk düşmanlığı barometresi yaratabilirsiniz.

Peki Kuran bize ne öneriyor?

Kuran bu tabloyu isimlendirir ve uyarır. Ülkede büyüklendiler, halkı fırkalara ayırıp bir kısmını ezdiler 28: 4. şeklinde tanımlar. Bu üstten konuşan ve halkı birbirine düşürerek hükmeden dilin resmidir. Bir beldenin müreffeh önderleri şimardığında bozulmayı onlar başlatırlar 17:16. Yani gösteriş, kibir ve keyfilik en çok tepedeki rahatlıktan beslenir. Eksik ölçenlere yazıklar olsun der, insanlardan alırken tam, verirken eksiltirler 83:1–3 ayeti çok kritiktir. Sözleşme, ihale, maaş, vergi, fatura, kur, enflasyon yani hayatın bütününe yayılan ölçülerle oynanması toplumun sonunu getirecektir.

Kuran’da bir kavram daha vardır, Mele'ler, yani yönetimin önde gelenleri, kulağa hoş gelen bahanelerle düzeni kendi lehlerine çeviren dar çevrelerdir. Onlar çoğu kez 'biz ıslah edicileriz' derler ama aslında ayrıcalıklarının düzeninden söz ederler.

Karşısına konan ilkeler ise şöyledir:
- Emaneti ehline verin
Nisa 58
- Adaleti yakınınızın aleyhine dahi olsa ayakta tutun
Nisa 135, Maide 8
- İşlerinizi aranızda istişare ile yürütün.
Şura 38
- Mal, sadece zenginler arasında dönüp duran bir servet olmasın.
Haşr 7
- Mal biriktirip toplayıp sayıp durmayın
Hümeze 2
- Bilgiyi yayın, cehaletle mücadele edin.
Ali İmran 104

Halk düşmanlığı adaletsizlik nedeniyle küçük hayatların sıkışmasından anlaşılır. Toplum ağır bir suskunluktan çıkıp kendi geleceğinin kölesi olmaktan nasıl çıkabileceğini keşfetmelidir.

Din nasıl ayağa kalkar? Bulabilecek miyiz?

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Güncel kategorisindeki diğer yazılar