Keramet kavramı üzerine
Kavramın bozulan anlam alanını tamir çabası
Keramet kavramı dilimize geçerken anlam tahrifatına uğramış kelimelerden bir başkasıdır. Türkçe'de kullanılan anlamı ile öz arapça anlamı arasında en ufak bir ilişki bulunmaz ve bir takım tarikat kabile reislerinin sanki doğaüstü güçleri varmış da bunlara da topluca bu isim veriliyormuş gibi hatalı bir kullanım söz konusudur. TDK ise öz anlamlar yerine halk arasında kullanılan hurafe ve hatalı manalandırmalara kendi sisteminde yer vermektedir.
TDK'ya göre keramet şudur:
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum:
Bu özünden kopuk anlamlandırmalar bir milletin hafızasını ve dilini tahrif ederek zihnini programlama ve bizi gerçeklerden uzak tutma operasyonunun bir parçasıdır.
Keramet kelimesinin kökeni KRM Kuran'da da geçen ve hatta Kuran-ı Kerim derken kullandığımız Kerim kelimesinin de köküdür.
Şimdi hurafelerden arındırılmış şekilde bu kök ne anlama geliyor inceleyelim.
el-karm kelimesi antik arapça'da üzüm bağı ve asma anlamında gelirdi. Üzüm çöl ortamında tatlılığı, bereketi, suyu ve besleyiciliği ile en kıymetli meyvelerden biriydi. Bir asma yani karm meyve verir, gölge yapar ve insanlara da karşılıksız bir ticari zenginlik sunardı. Arap toplumunda tıpkı verimli bir bağ gibi kendisinden sürekli karşılıksız iyilik ve ikram sadır olan, kalitesi yüksek, zayıflık ve eksiklikten uzak olan her şey bu kökle isimlendirilmiştir.
Anlam sabitini şu şekilde tespit edebiliriz:
Özünde değerlilik, asalet, kusursuzluk ve karşılık beklemeksizin kendiliğinden taşan cömertlik.
Kerim bu yönüyle varlığın kalitesinden, asaletinden ve paha biçilemezliğinden doğan tükenmeyen bir değeri ifade eder.
İkram, kerim, kerem, ekrem gibi türevleri dilimize geçmiştir.
Allah bu nitelemeyi kendisi için de kullanır.
Ey insan! Seni o Kerim Rabbine karşı ne aldattı?
İnfitar 6
Allah el-Kerim'dir. Neden bu ayette Rahman veya Rahim değil de Kerim nitelemesi kullanılmıştır? Çünkü Kerim nankörlük edilse bile nimetini kesmeyen, verirken başa kakmayan ve cömertliğinden dolayı affedendir. Ayet aslında adeta şu soruyu sorar: "O sana karşılıksız değer verip ikram ederken, sen bu yüce vericiliğe karşı nasıl bu kadar vefasız olabildin?"
Oku/ilan et, senin Rabb'in en büyük kerem sahibidir.
Alak 3
Resul'e inen ilk vahiylerin omurgasında insanın biyolojik hiçliğinden yani alaka halinden başlayıp entelektüel varlığına geçiş süreci anlatılırken Rabbin sıfatı olarak özelikle el-Ekrem seçilmiştir. Çünkü burada KRM kökünün karşılıksız veren tükenmez kaynak sabiti devreye girer. İnsana kalemle yazmayı ve bilmediğini öğrettiğini vurgulayan yaratıcı bu bilgi aktarımını paha biçilemez bir bağış, şereflendirme ve asalet aktarımı yani ikram olarak sunar. İnsanoğlunun yeryüzündeki asıl onurunun ve değerinin yani kerametinin soya veya mala dayalı olmadığını, el-Ekrem'in kodladığı fıtrat, öğrettiği doğa bilimleri ve vahiy bilgisine muhatap olabilme kapasitesine dayandığını ortaya koyar.
Allah'ın Kuran yolu ile insana bahşettiği en yüce entelektüel ve ahlaki onur olan keramet kavramının bağlamından koparılarak tarikat yapılarında bilimden tamamen uzak, doğaüstü hezeyanlarla ilişkilendirilmesi Kuran'ın gerçek anlamlarını da örtme çabasıdır. Rasyonel düşünceyi dışlayan uçma kaçma masalları bir takım şeyhleri yarı tanrılaştırarak halkta tam bir aydınlanma felci yaratır ve uyuyan toplumlar bunları din zanneder. Kitleleri iradesizleştirip kabile reislerine tabi kılmak için üretilmiş doğa üstü ve anti-bilimsel bir takım uçma kaçma anlatılarının tamamı hem uydurma hem de Kuran'ın inşasına ve bizzat aklın kendisine yapılmış affedilmez bir ihanettir.
Tıpkı kökleri sağlam, verimli bir asmanın her mevsim taze meyve vermesi gibi, Kuran da her çağda yepyeni okuma teorilerine, farklı idraklere ve derin analizlere taze anlamlar sunar ve yeni kapılar açar. Göğüslerin içindekine şifa ve rüşde kılavuzdur. Tek ve mutlak aydınlanma kaynağı olarak en büyük ikramdır.
Kerim olan Kuran'a muhatap olup vahiy bilgisi ile donanmış ve bu bilgiyi evren yasalarının sarsılmaz bilimsel verileri ile senkronize okuyan herkes aydınlama ve rüşde ulaşma yolunda artık keramet sahibi olmuştur.
Bozulmuş anlamıyla keramet hikayeleri duyar ya da okursanız anlatanın ve yazanın şarlatanlığından %100 emin olabilirsiniz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.


