Kuran'da şımarık yöneticilerle ilgili kullanılan bir kavram: Mütref
Filolojik inceleme
Kuran terminolojisinde mütref kavramı sosyo ekonomik refahla birlikte gelen psikolojik ve ahlaki bir yozlaşma evresine girmiş olan yönetici sınıfı tanımlar. Kavramın kökenine doğru inelim.
TRF kökü bir şeyin en ince, en yumuşak ve en taze kısmını ifade eder aslında. Turfanda yani vaktinden önce çıkan taze meyve bu kökten gelir. Bitki, suyun verdiği bollukla genişler ve yumuşar. Kelime arap dili günlük kullanımında kişinin hiçbir zahmet çekmeden her istediğine ulaştığı bir refah seviyesine erişmesi anlamına doğru açılır. Bu refah kişide gevşeme yaratır, beraberinde sorumsuzluk, duyarsızlık ve hakikate karşı körlük belirir.
Arap dilinin oluştuğu kültürde zorlu çöl şartları sertlik ve dayanıklılık gerektirirdi. Mütref durumuna geçen biri bu hayatta kalma reflekslerini kaybeder, disiplinden kopar ve haz odaklı yaşamaya başlar. Dolayısıyla mütref zenginliğin şımartıp yoldan çıkardığı sorumluluk bilinci uyuşmuş kişi demektir.
Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın mütref olanları: "Biz, sizin getirdiğiniz şeyleri küfrediyoruz." dediler.
Sebe 34
Tıpkı bunun gibi, senden önce de ne zaman bir beldeye uyarıcı gönderdiysek, oranın mütrefleri: "Biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk. Biz de kesinlikle onların izinden gidiyoruz." dediler.
Zuhruf 23
Keşke sizden önceki nesillerde yeryüzünde fesatlığa karşı çıkan faziletli kimseler olmuş olsaydı. Onlardan ancak çok azını kurtuluşa erdirdik. Zulmedenler ise içinde bulundukları refaha dalıp böylece mücrim kimseler oldular.
Hud 116
Modern bir mütref yöneticinin özellikleri şunlar olabilir mi:
- Elindeki sermaye ve gücün kendisini her türlü hatadan münezzeh kıldığına inanır. Kimseye hesap vermek zorunda olmadığını hissettiği bir tanrısallık kompleksine kapılır.
- Maddi imkanlar etrafında aşılmaz bir duvar ördüğü için alt tabakanın, işçinin veya halkın zorluklarını sadece birer istatistik olarak görür.
- Uzun vadeli ve sürdürülebilir planlar yerine kısa vadede kendisine ve yakın çevresine maksimum konfor ve kar sağlayacak hızlı çözümleri tercih eder.
- Etrafını kendisini eleştirecek liyakatli insanlar yerine refahından pay alıp onu onaylayacak bir dalkavuk ordusuyla çevreler.
- Kuralların ve yasaların sadece yönetilenler için olduğunu, kendisinin bu kuralları esnetme veya bypass etme hakkına sahip olduğunu düşünür.
- Başarıyı kendine mal ederken, başarısızlığın ve krizlerin faturasını alt kademelere keser.
- Mevcut adaletsiz sistemi kurum kültürü, ülkü veya dava gibi kavramlarla savunur. Statükonun bekçiliğini yaparak adaletin üzerini örter.
- Kendisine getirilen her haklı eleştiriyi şahsına yapılmış bir hadsizlik olarak görür. Hakikat onun için konforunu sarsan bir tehdittir.
- Liyakat ve icraattan ziyade göz boyamaya önem verir. Şatafatlı ofisler, zırhlı araçlar veya prestijli geziler sanki onun yönetim başarısının yegane kanıtı gibi sunulur.
- Kararlarını kendi lüksünün ve rahatının devamı kriterine göre alır. Değişim onun en büyük düşmanıdır.
Günümüz modern mütreflerine karşı farkındalığımız biraz olsun arttı mı?
* Çalışma konusu:
Kuran'ın kavramsal haritasında mütref ile mele ve ekabir kavramları bir şer sacayağı oluşturuyor olabilir mi? Her biri sömürü düzeninin farklı bir boyutuna mı işaret ediyor?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



