Kuran'daki yemin cümlelerini anlama tekniği üzerine
Mürselat suresi girişi üzerinden örnekleme
Kuran'da kasem cümleleri yani üzerine dikkat çekilen ve yemin edilen bir takım fenomenlere rastlarız. Kuran'ın anlatım tekniğinde üzerine yemin edilen -ve veya -fe kalıbıyla gelir ve yemin edilen unsurlar öncelikle kurulum mantığı ile ilerler. Ardından mutlaka -lekad, -inne, -innema kalıbı ile kasem'e cevap cümlesi gelir. Bu 'cevabül kasem' cümlesi bazen kasem'in hemen ardından bazen de surenin ilerleyen ayetlerinden birinde mutlaka karşımıza çıkacaktır. Yemin edilen ve o yemine cevap niteliği taşıyan ayetler birlikte okunarak analiz edilirse anlam sıkıca oturacaktır.
Bu durum mantıksal bir ispat şeması gibi çalıştığı gibi retorik bir şahit gösterme ve vurguyu mühürleme işlevi de görür. Yemin edilenler ile ardından gelen cevap arasında tematik bağı keşfetmeye çalışalım:
Mürselat suresi üzerinde çalışacağız ve bazı çeviri hatalarını da düzeltmeye çabalayacağız. Mürselat suresi kısa ayetlerden oluşsa da manası son derece derin ve katmanlıdır.
öncelikle anlamsal kurguya bakalım, ayetlere hiç bakmadan.
1. Sevk edilme
2. Sarsıp savurma
3. Yayıp neşretme
4. Ayrıştırma
5. Zikri karşısına koyma
6. Mazereti ortadan kaldırma
7. Ve kasem'e cevap: Size vaat edilen kesinlikle vuku bulacaktır.
Bu anlamsal kurgu ve seçilen kelimeler muhteşemdir. Şimdi ayetleri doğrudan inceleyelim ve bize ne anlattığına bakalım.
Mürselat 1-7. ayetler Allah tarafından gönderilen Resulleri ve vahyi sembolize eder ve bir dizi yemin kurgusu inşa eder. Mürsel risalet kökünden gelir, ardı ardına gönderilen Resulleri temsil eder ve onlara verilen vahye yemin eder, konuya bu şekilde bakalım.
Şimdi klasik meallerden de takip edebilirsiniz, anlamsal açılımını vereceğim, çevirinin ötesine geçen kelime köklerinden yola çıkan anlamsal ve bağlamsal cümlelerle ayetleri inceleyeceğiz:
1. Urfça yani Allah tarafından gönderilen bilgi ile tanınır bir iz üzere, maruf bir hat boyunca gönderilenlere;
ARF tanınan, bilinir kılınmış iz ve hat demektir, maruf ise tanınan ve kabul gören bilgi merkezli normlardır yani Sünnetullah normları.
2. Ardından şiddetle esip sarsanlara
ASF savurup dağıtan sert esiş sarsıcı kuvvet demektir, vahiy geldiğinde önünde hiçbir batıl duramaz ve önüne çıkan her türlü statükoyu sarsıp savurur.
3. Sonra açtıkça açanlara, neşrettikçe neşredenlere
NŞR açma, serme, yazarak dağıtma, yazılı olarak yayılımı görünür kılma anlamı ile birlikte yaydığı şey ile yeniden hayat vererek diriltme anlamını içinde taşır, yani vahyi sözlü ve yazılı şekilde yayanlar batıl inanışlarla ölü gibi faydasız yaşayanlara yeniden hayat verir.
4. Derken ayırdıkça ayıranlara, farkı belirginleştirenlere;
FRK ayrımdır, vahyin isimlerinden biri Furkan'dır, önceki kitaplar da Kuran da bu isimle anılır, niteliği hak ile batılı belirgin ve çok net bir biçimde ayırmasıdır.
5. Nihayet zikri bırakanlara; hatırlatmayı muhatabın önüne atanlara, ulaştıranlara;
LKY kökü bırakıp atmak, önüne koymak, muhatabını bir şey ile karşı karşıya bırakma anlamına gelir, Zikir ise hatırlatma, gündemde tutulan bildirimdir, yani ayetlerdir. Artık ayetler muhataplarına ulaştırılmış, belirginleştirilmiştir.
6. Mazereti düşüren bir gerekçe ve açık bir uyarı olarak;
AZR dilimizde bildiğimiz özür ve mazeret kelimelerinin de köküdür, NZR ise özür ve mazeret zemini ortadan kaldıran sakındıran ikazdır. Artık tüm Resuller ayetlerle gelmiş, ayetler yayılmış, dikte edilmiş, hak ile batıl ayrıştırılmış ve Zikir muhatapların önlerine bırakılmıştır ve hiçbir mazeret kalmamıştır.
Cevabul kasem ayeti
7. Size vaat edilen şey, mutlaka vuku bulacaktır.
-innema kalıbı ile gelir, vaadedilen şey Kuran bütünlüğüne baktığımızda insanların boynuna dolanan yapıp ettikleri yani amellerinin tartılacağı mutlak hesap günüdür, tüm uyarılar da bu günün öncesinde insanın kendini düzeltebilmesi içindir.
Kasem-cevap formülasyonunu siz de başka surelere uygulayabilirsiniz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



