Güzin Göksu
2 Mayıs 2026, 11:23Metot4.36207 dk okuma

Metodik Yaklaşım 4

Kavramların tekilliği ilkesi. Neden bir kavrama bir başka kavramın anlamı verilemez?

Sesli olarak dinle
Makaleyi sesli olarak dinleyebilirsin · Ekranı kapatsanız da devam eder
Metodik Yaklaşım 4

Kuran'ı kendi bütünlüğü içerisinde okumanın en katı ve en tavizsiz metodolojik kuralına geçiyoruz: Kuran'ın kavram atlası içerisinde hiçbir kavram kullanılan bir başka kavramın anlam karşılığı veya yedeği olamaz. Geleneksel okumaların ve çevirilerin düştüğü en büyük metodolojik hata metni basitleştirmek adına farklı köklerden gelen kavramları birbirinin yerine eş anlamlı bir başka deyişle sinonim olarak kullanılmasıdır. Ancak Kuran gibi muazzam bir veri tabanında eş anlamlı kelime diye bir şey yoktur. Var olduğunu iddia eden herkesin analizi eksik ve tamamlanmamış düzeydedir.

Örneğin eğer Kuran'da dua kavramı kullanıldıysa kastedilen şey dua kavramının anlam kümesidir, salat kullanıldıysa bu kavrama dua denilemez çünkü dua olsaydı zaten bilinen ve veri tabanında tanımlanmış olan dua kavramı kullanılırdı. Bir kavrama hiçbir şart ve koşulda veri tabanında kullanılmış bir başka kavramın anlamı giydirilemez.

Arapça gibi kök sistemine dayalı dillerde kelimeler rastgele ses dizilimlerinden oluşmazlar. Her bir kök harf dizilimi örneğin DAV veya SLV kökleri varlık tasavvurunda bambaşka işlevlere ve bambaşka DNA'lara sahiptir. Bir kelimenin kökü bağlamından koparılırsa o kelimenin zihnimizde tetikleyeceği anlam ağı ve işlevi de kökten değişir. Kılcal semantik düzeyde incelediğimizde iki farklı kökün aynı çekirdek anlama sahip olması matematiksel ve filolojik olarak imkansızdır. Farklı kökler, gerçeğin farklı veçhelerine işaret eder. Hiçbir bedende iki kalp yaratılmadığı gibi hiçbir kök de iki farklı anlama gelmez. Kök oluşumunun her zaman bir hikayesi vardır ve bu hikaye temel anlam sabitini oluşturur ve açılan anlamlar her zaman kökten beslenirler.

Dilbilimde mutlak eş anlamlılığın ki buna absolute synonymy adı verilir, bu durumun aslında dillerde hiç var olmadığı kabul edilir. Çeşitli dillerde birbirine benzeyen kelimelerin her zaman ince nüansları, farklı bağlamları ve farklı tınıları vardır. Kusursuz ve sarsılmaz bir nizamla dizilip tertil edilmiş bir metinde aynı manayı anlatan iki farklı kelimenin kullanılması da düşünülemez, çünkü seçilen her kavram ile anlam dünyasında yeni bir aşama ve seviyeye açılır. Kuran kelimeleri israf etmez. Eğer yeni bir kelime devreye giriyorsa orada önceki kelimenin kapsamadığı yeni bir kural, yeni bir işlev ve yeni bir boyut açılıyor demektir.

Mükemmel yazılmış bir bilgisayar kodunda veya devasa bir veri tabanında aynı işlemi yapan, tamamen aynı amaca hizmet eden iki farklı kod bloğu bulunmaz. Eğer bulunursa bu bir tasarım hatasıdır ve sistemde çakışmaya yani bilgisayar dilinde conflict'e neden olur. Kuran'ın arayüzü kusursuz bir mimariye sahiptir. Her kavram bu veri tabanında tekil bir kimliğe yani unique ID'ye sahiptir. Aynı zamanda klavye kısayollarında 'atanmış' bir kısayol varsa aynı görevi yapan ikincil bir kısayol atanamaz. Allah'ın bu sistem mimarisine göre hareket etmediğini düşünmek ise oldukça primitif bir bakış açısıdır.

Bir takım örnekler üzerinden inceleyelim.

- Çevirilerde musibet, bela, fitne ve azap kavramları birbirine karıştırılır.
- Salat kavramına namaz'ın yanı sıra dua ve rahmet anlamları da verilir, oysa ki dua ve rahmet Kuran database'inde kullanılmış ve tanımlanmış kavramlardır. Namaz ise database'te hiç yoktur ve salat'ın kökü ile namaz'ın kökü birbirinden tamamıyla apayrı anlamlara sahiptir.
- Zevc ve imra'e kavramları sürekli birbirine karıştırılır. Meallerde çoğu zaman düz bir şekilde veya karı olarak çevrilir ve üzerinde durmadan geçilir. Anlam farkları inanılmaz derecede derindir.
- Veli ve halil ikisi de dost olarak çevrilir.
- Resul ve nebi ikisi de peygamber olarak çevrilir.
- Sene ve âm ikisi de yıl olarak çevrilir.
- Beşer, insan, nas, hepsi insan olarak çevrilir.

bu örnekler yüzlercesine çoğaltılabilir. Çevirmenler ve meal ile uğraşanlar genellikle ne kadar ciddi bir işin içinde olduklarını farketmeksizin özensizce derine inmeden ve sıklıkla kopyala yapıştır yaparak ilerler. O yüzden Türkiye'deki yaklaşık 250 mealden 240'ı hatalı versiyonların birbirinden kopyalanmış olan hatalı fraksiyonlarıdır.

Bir kavrama bir başka kavramın anlamını yüklemek, Kuran'ın anlam bloklarını birbirine karıştırmak ve yazılım dizilimini bozmaktır. Bizim görevimiz Kuran'ı kendi kelimeleriyle konuşturmaktır. Bir kavramı çözemediğimizde ona bildiğimiz en yakın kelimenin anlamını yamamak yerine o kavramın kendi eşlikçilerini, Kuran içindeki haritasını ve semantik kökünü deşifre edene kadar araştırmayı sürdürüp en doğru anlamı temin ettikten sonra aynı kökten gelen tüm kelimelere bu anlamı formüle edip çalışıp çalışmadığını kontrol etmektir.

Metodik yaklaşımımızın bu değişmez kuralı bizi ezberlerin ve tekrarlanan hataların ötesine Kuran'ın o muhteşem, berrak ve matematiksel zihnine götürecek olan anahtardır. Verilen sığ anlamların ötesine geçtiğimizde ise bize bambaşka kapılar açılacaktır.

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Metot kategorisindeki diğer yazılar