Kuran'ın önerdiği yönetim biçimi açısından Meritokrasi ve Merito-Şura teorisi geliştirme denemesi
Batman evrenindeki Gotham örneği üzerinden doğru sistemi aramak
Hepimiz duymuşuzdur, bir DC çizgi-romanı olan Batman evreninde olayların merkezinde bir şehir vardır, Gotham. Kuralların kağıt üstünde kaldığı, gerçek düzenin ise arka kapılarda ve yeraltında kurulduğu bir şehir. Polisle mafyanın aynı masada oturduğu, belediye ihalelerinin çıkarlar için pay edildiği, kaynakların yağmalandığı, yargı mensuplarının parayla, kadınla ve nüfuzla satın alındığı ya da öldürüldüğü bir bataklık. Kayırmacılık ve patronajın had safhaya çıktığı, bizden olan'ın hızla yükseldiği, liyakati dışarda bırakmış, medyası ya korkuyla susmuş ya da güç odaklarının gündemini işliyor hale gelmiş bir düzen-sizlik. Doğru insanlar çekilmiş, yanlış kişiler ise tepelere yerleşmiş. Sokakta da sonuçları görünür hale gelmiş, çürümüşlük sıradanlaşmış, rüşvet günlük rutin haline gelmiş, suç çeteleri ve vandalizm yükselmiş, vatandaşın devlete güveni erimiş, sokak adaleti ve tekil kahramanlık arayışı doğmuş. Şehrin genetik kodu illegal gruplara, küçük ayrıcalıklara, işini görme ve sistemini yürütme refleksine dayanmış. Gotham’ın karanlığı tam da bu, her kademeden suç düzenini normalleştiren yavaş ve içten bir çürüme. Gotham karanlık bir şehir, böyle tasvir edilir, Kuran'daki zulumat yani karanlıklar kavramı ile de uyuşur. Sonra 'adalet'i sağlamak için bir 'kahraman' ortaya çıkıverir.
Sanki bir çizgi-romanı değil de gerçek hayatı okuyor gibi olduk. Neden bu kadar tanıdık geliyor bize bunlar? Gerçeğe uymayan tek kesiti ise 'adaleti sağlayacak süper-kahramanın ortaya çıkışı' bölümü.
Peki Kuran'ın önerdiği yönetim sistemi nedir? Hilafet mi, hanedanlık mı, padişahlık mı, teokrasi mi, oligarşi mi, imparatorluk mu tam olarak hangisi?
Cevap bunlardan hiçbiri. Kuran'ın önerdiği sisteme en yakın yönetim biçimi olan Meritokrasi'yi kısaca inceleyelim.
اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَم۪يعاً بَص۪يراً
Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Yönetim ve görevlendirmelerde liyakat yani bilgi, beceri, ve performansı merkeze alan, atama ve terfilerin akrabalık, sınıf, servet veya keyfi sadakatle değil ölçülebilir yetkinlikle yapıldığı yönetim biçiminin adı Meritokrasi'dir.
Temel unsurları nesnel ölçütlerdir, sınav, performans verisi, şeffaflık, hesap verebilirlik, anti-nepotizm ve sürekli denetim ve değerlendirme.
Kayırmacılık, sadakatçilik yani biat kültürü ve keyfi atamalar yönetim kapasitesini ve toplumsal güveni aşındırır. Meritokrasi ise görevlendirmeyi ilkeler üzerine kurarak bu erozyonu sınırlar, ancak tek başına bırakıldığında elitist bir kapanma riskini de doğurabilir. Kuran, belirli bir rejim ismi vermez, fakat emanetin ehline verilmesi, adalet, şura yani istişare, hesap verebilirlik ve fırsat eşitliği ilkeleriyle liyakatin halk meşruiyeti ve etik çerçeveyle dengelendiği bir yönetim mantığı inşa eder. Bu iki çizgiyi birleştirerek Merito-Şura adını vereceğimiz bir modelin sistem mimarisini acaba inşa edebilir miyiz?
Kuran merkezli Merito-Şura sistemi
Sistemin amacı liyakati ve adaleti, halk meşruiyeti ve etik denetimle birlikte kurumsallaştırması, halk çıkarlarını Kuran merkezli olarak koruma ve popülist keyfiliğin sınırlandırılmasıdır.
önce Kuran ilkelerine bakalım:
Liyakat ve emanetin ehline verilmesi
4:58
Güç, teknik yeterlilik, dürüstlük, güvenilirlik ilişkisi
28:26
Uzmanlık beyanı ve hesap verebilirlik
12:55
Şura ve istişare
42:38
3:159
Adalet ve tarafsızlık
4:135
5:8
Kamusal otorite ve hakemlik
4:59
Merito-Şura sisteminde temel ilkeler neler olabilir
- Adaletin bizatihi kendisi ve adalete yıldırım hızıyla erişim tesis edilmeli.
- Emanet ve ehliyet kuralı, tüm kamu pozisyonları için ölçülebilir liyakat asgari şart olmalı.
- Şura zorunlu hale gelmeli, stratejik kararlar istişare kurullarıyla hazırlanmalı, gerekçeli karar açıklaması yapılmalı.
- Bölgesel ve sosyo ekonomik fırsat eşitsizliklerini telafi eden pozitif destek araçları toplumsal infak, zekat ve sadaka altyapıları ile burslara, eğitim programlarına, yetim ve öksüz eğitim birimlerine dönüştürülmeli.
- Kitlesel hedef yoksullukla ve cehaletle mücadele olmalı.
- Çıkar çatışması ve nepotizm yasağı ilkesi getirilmeli. Açık menfaat beyanı, yakın akrabalıkta otomatik çekilme kuralı işlemeli.
- Şeffaflık ve denetim aktif çalışmalı. Tüm atama ve terfi dosyaları ve puanlamalar kamuya açılmalı, bağımsız denetim raporları yayımlanmalı.
- Devletin kasası, gelirleri ve giderlerinin tamamı günlük, haftalık, aylık, çeyreklik ve yıllık olarak tamamıyla şeffaf ve denetlenebilir şekilde kamuya açık olmalı. En küçük muhtarlıktan devletin başına kadar tüm finansal akışın canlı izlendiği bir blokchain sistemi kurulmalı.
Kurumlar neler olabilir
Ulusal Liyakat Kurulu
Görevi standart belirleme olacak, sınav ve ölçme araçlarının denetimi, kurumlar arası uyumu tesis etme de diğer görevleri olacak. Disiplinli şekilde hem yönetime gelecek olanları hem de yönetimin başında olanları etik, hukuk ve performans olarak aktif denetleyecek. Hangi göreve kimlerin nasıl getirileceği konusunda 'uzmanlık' arama odaklı tescilli ve standartları olan bir yapıya bürünecek.
Bağımsız İnsan Kaynakları Otoritesi
Görevi açık ilan, ülke genelinden katılım ve çok boyutlu değerlendirme oalcak. Sınav, örnek olay, davranışsal mülakat, beceri doğrulama ve etik taramaya dayalı puanlama motoru kullanacak. Tüm atama ve terfi kararları gerekçeli ve izlenebilir açık veriler haline getirilecek.
Maruf Salat Enstitüsü
Görevi toplumu bilinçlendirme ve cehaletle mücadele temelli, Kuran ve bilim merkezli maruf normlarını günlük hayat becerilerine dönüştüren ulusal bir ağ kurmak olacak.
Günlük vakitlendirilmiş salat döngülerine eşlenmiş mikro dersler ve haftalık mahalle şura oturumları gerçekleştirecek. Geliştirilmiş mescit modeliyle tasarlanan salat merkezlerinde eğitimler uygulamalı atölyelerle desteklenecek. Açık müfredat, Kuran merkezli eleştirel düşünme, temel prensipler ve kavramlar eğitimi, medya ve finansal okuryazarlık, üretim ve çalışma disiplini ile vatandaşlık etiğini kapsayacak. Eğitmen sertifikasyonu zorunlu olacak ve tüm içerik ile ölçme ve değerlendirme süreçleri dijital bir platform üzerinden şeffaf biçimde yürütülecek.
Ulusal ve Yerel Şura Meclisleri
Ulusal ve yerel düzeyde, seçmen temsili ve mesleki temsil karışımlı istişare organları kurulacak. Bölgesel ve ulusal sorunları sürekli ölçerek yeni ve aktif politika taslakları oluşturarak tartışacak ve en doğru çözümlerin üretilmesine olanak tanıyacak.
Etik ve Örtülü İlişkiler Kurulu
Kamu gücünün çıkar ağlarıyla kirlenmesini önleyen bağımsız denetim ve uyum organı olacak. Çıkar çatışmaları, 'hediye ve ikram' adı altındaki rüşvetleri ve lobi temaslarını gözetim altında tutacak, ihale ilişkileri ve örtülü etki operasyonlarını denetleyecek. Bağımsız bütçe, güvence altındaki üyelik ve nitelikli çoğunlukla görevden alma şartı siyasal baskıya karşı zırh görevi görecek, önleyici etik mimari kurarak sistemi sürekli temiz tutacak.
Yönetim Polisliği
Halka değil yönetenlere odaklanan, kamu gücünü kullananların hukuka, etik kurallara ve performans standartlarına uyumunu denetleyecek. Kolluk yetkisini yalnızca görevle bağlantılı eylemler ve kamu kaynakları ve çalışanları üzerinde kullanacak, vatandaşla muhatap olmayacak, sokak asayişine karışmayacak.
Yüksek Hesap Verebilirlik Ofisi
Bir tür sayıştay ve performans denetçisi olacak. Şeffaf verileri inceleyecek, denetleyecek ve halkla paylaşacak.
Merito-Şura kamusal otoritenin üç temel üzerine oturacak,
1. Adalet
2. Göreve ehliyetle erişim
3. Kararın istişareyle meşruiyeti.
Merito-Şura’nın teorik altyapısı kapasite ile meşruiyetin birbirini dengelemesi olarak karşımıza çıkıyor. Ehliyet meşruiyet olmadan toplumsal kabule dönüşmüyor, meşruiyet de ehliyet olmadan kamu değerine çevrilemiyor. Model emanet, ehliyet, adalet, şura, hesap verebilirlik ekseninde kuralları kişiden üstün kılıyor, kayırmacılığın ürettiği olumsuz seçilim ve cezasızlık döngüsünü kırıyor, kuralları hayata aktif uyguluyor ve denetlenebilir bir yönetişim kültürü oluşturuyor.
Kuran'ı merkeze alan bir yönetim işte budur, ne Emevilerin hilafeti, ne Sultanizm, ne patrimonyal rejimler, ne Osmanlı'nın babadan oğula sistemi ne de günümüz 'müslüman' ülkelerinin çürümüş demokrasileri çözüm üretebilir. Çözüm liyakatin, şuranın ve adaletin merkez ilkeler olarak kabul edilmesidir.
Adaleti sağlayacak süper-kahraman Kuran olabilir mi?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



