Mücadele suresinin dezenformasyona karşı getirdiği yapısal sınır
Resul gizli görüşmeler için sadaka mı istedi yoksa veri doğrulaması mı?
Mücadele suresinin 7 ila 16. ayetleri Mekke dönemi bilgi savaşları, karşı istihbarat ve dezenformasyonla mücadele üzerine son derece sistematik bir çerçeve sunar. Surenin bu kesitinin merkezinde yalan, dezenformasyon ve Resul aleyhine gizli toplantılar örgütlü, kasıtlı ve yönlendirici bir faaliyet olarak ele alınır. Bu nedenle ilgili kesit günümüz terminolojisi ile tanımlayacak olursak iletişim mimarisi, gizli ağlar ve bilginin nasıl dolaşıma sokulduğu ile ilgilidir.
7. ayetle başlayan çerçeve Allah’tan gizli kalabilecek herhangi bir konuşmanın bulunmadığını vurgulayarak öncelikle kapalı devre iletişimin gizlilik zeminini çökertir. Burada verilen mesaj gizli konuşmaların teknik olarak mümkün olduğu fakat hakikat açısından bir önem taşımayacağıdır. Bu vurgu istihbarat dünyasının temel yanılgısını da kırar, bilginin kapalı olması doğru olduğu anlamına gelmez. Günümüz istihbarat savaşlarının içerisindeki verilerin bir çoğu dedikodu ve dezenformasyondur. Ardından gelen ayetlerde necva kavramı belirginleşir. Necva toplumdan uzaklaşarak gizlice fısıldaşmadır. Ayetlerde ise günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelme içeriği taşıyan, planlı ve yönlendirici bir iletişim biçimi olarak tarif edilir. Kapalı toplantılar yoluyla algı üretme ve karar mekanizmalarını etkileme girişimidir.
8. ayet gizli iletişimin hedefinin müminleri üzmek, tedirgin etmek ve yönlendirmek olduğunu ortaya koyar. Modern karşı istihbarat terminolojisiyle ifade edersek, bir tür moral bozma, güven sarsma ve yönlendirme operasyonudur, yani psikolojik harp.
Tam bu bağlamın ortasında gelen 12. ayet, klasik okumaların ötesinde stratejik bir tedbir öneriyor olabilir mi? İnceleyelim.
12. ayette Resul ile gizli konuşma talebinde bulunanlardan bu konuşmadan önce sadaka istendiği söylenir, bu zamana kadar yapılan yorumlar bu şekildedir, Resul sanki VIP görüşmeler için ücret talep ediyor gibi bir algı yaratılmıştır. Sadaka kelimesi yaygın çevirilerde doğrudan maddi bağış veya vergi olarak anlamlandırılır. Fakat kelimenin kökü olan SDK doğruluk, tasdik ve tutarlılık anlamlarını taşır, yalanlamanın zıddıdır. Sadaka bu kökten türeyen fiilsel bir doğruluktur, bir iddianın arkasına konan bedeldir. Ayetin işlevi, gizli ve yalan bilginin yani dezenformasyonun önünü keserek onu pahalı, zahmetli ve sorumluluk gerektiren bir süreç haline getirmektir. Her önüne gelenin çok önemli bir bilgi var diyerek kanalları meşgul etmesini engelleyen bir filtre kurulmaktadır.
Peki bu filtre klasik düzlemde maddi bir bedel olarak mı uygulanmıştır?
Önerilen davranış kalıbı kavramsal düzlemde çok daha geniş bir anlam taşır. Gizli iletişim aslında doğrulanmamış veri ve kişisel kanaatlerden doğan manipülasyonlar için cazip bir alandır. Ayet bu alanı disipline eder. Bilgiyi dolaşıma sokmak isteyenin sözünün arkasında durmasını, iddiasını ciddiye almasının sonuçlarına katlanmasını şart koşar. Bu yönüyle burada uygulanan sadaka modern anlamda 'veri doğrulama'ya tekabül edebilir ve doğrulanmamış bilginin dolaşımını zorlaştıran bir karşı istihbarat tedbiri olarak işlev görür. Ordan burdan duyduğunuz yalan ve çarpıtılmış verileri Resul'e sanki çok önemli bilgilermiş gibi sunmadan önce iki kez düşünün uyarısıdır.
13. yette bu uygulamanın insanlara ağır geldiği ifade edilir. Bu ifade düzenlemenin psikolojik etkisine vurgu yapar. İnsanlar söylediklerinin süzülmesinden, iddialarının test edilmesinden ve sorumluluk yüklenmekten hoşlanmazlar. Hızlı etki ve manipülasyon arayan Mekke'nin karanlık yapıları için doğrulama bir engeldir.
14 ile 16. ayetlerde tablo biraz daha netleşir. Yalan yere yemin edenler, yeminlerini bir kalkan gibi kullananlar ve bu yolla Allah’ın yolundan saptırmaya çalışanlar konu edilir. Burada yalan artık bireysel bir ahlak zafiyeti olmaktan çıkar, organize bir savunma ve saldırı aracı olarak tanımlanır. Yemin de güven üretmek için kullanılır, yalan ise bu güvenin içine gizlenir, sonuçta da toplum hakikatten uzaklaştırılmaya çalışılır. Bu yapı modern dezenformasyon süreçlerinin de klasik şablonudur.
Her dönemde hakikate karşı gizli ağlar kurulur, çarpıtılmış ve gerçek dışı bilgiler dolaşıma sokulur, psikolojik etki üretilir, yemin ve meşruiyet araçları devreye sokulur ve nihayet hakikat kamusal alandan çekilmeye zorlanır. Çözüm veriyi doğrulamak, bilgiye bedel yüklemek, gizli iletişimi disipline etmek ve iddiayı sorumluları ile eşleştirmektir.
Kuran yalanı yasaklamanın yanı sıra onun hangi kanallardan, hangi psikolojiyle ve hangi tekniklerle üretildiğini de teşhir etmiştir. Ardından bu tekniklere karşı insan doğasını hesaba katan yapısal önlemler önermiştir. Mücadele suresi bu yönüyle hakikat ile yalan arasındaki mücadelenin iletişim mimarisi ve bilgi güvenliği düzleminde de yürütülmesi gerektiğini ortaya koyar.
O gün Allah, onların tamamını yeniden diriltecek. O zaman, size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler. Böylece bir şey elde edeceklerini sanacaklar. Dikkat edin! Onlar, kesinlikle yalancıdırlar.
Mücadele 18
Yani bize mutlak onaylanmış veri gibi sunulsa da her veriyi dikkatle inceleyip süzmeli ve Kuran'a yaslamalıyız. Çünkü 1400 yıllık İslam tarihi Kuran-dışı yalanlarla dolu öyle değil mi?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



