Neden yeni bir uyarıcı-Nebi gelmiyor sorusu
Yeni bir uyarıcı beklemek: Sorumluluktan kaçışın dili / Genişletilmiş
Bugün bu kadar kaos ve bozgunculuk varken 'neden yeni bir uyarıcı-Nebi gelmiyor' sorusu çok sorulur. Benzer şekilde mehdi ve mesih bekleyenler de aynı hataya düşerler.
Bu bekleyiş çoğu zaman dinî bir hassasiyet gibi görünür; fakat derininde insanın kriz karşısında ürettiği psikolojik bir kaçış mekanizması vardır. Kaos büyüdükçe insanın kendi eylemine olan güveni zayıflar. Kişi, “Ben ne yapabilirim?” sorusunun ağırlığını taşımak yerine sorumluluğu olağanüstü bir figüre devretmek ister.
Bu durum bireylerin öznel sorumluluğunu delege etme isteğidir. 'Yeni peygamber' gelsin demek sorumluluğun tamamını dışsal bir otoriteye devretme ve kaçış isteğidir. İnsanlar çoğunlukla tembel ve eyleme girişme açısından korkaktır. Kuran ise ortaya bir prensip koyar, durumun değişimini öz ıslaha bağlar ve şöyle der: "Şüphesiz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez." 13:11
Modern psikolojide bu durum öğrenilmiş çaresizlik, dışsal kontrol odağı ve düşük öz yeterlik duygusuyla açıklanabilir. İnsan kötülüğün sürekli tekrar ettiğini gördüğünde kendi müdahalesinin etkisiz olduğuna inanmaya başlar. Bu inanç zamanla ahlaki bir pasifliğe dönüşür. Kişi artık çözüm üretmez ve çözümün dışarıdan gelmesini bekler.
Bu bekleyiş aynı zamanda aslında tamamlanmış olan rehberliğe bir eksiklik atfetmektir. Kuran, “Bugün dininizi kemale erdirdim.” 5:3 ve “Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyedildi” 6:19 der. Rehberliğin eksik olduğu varsayımı bu açık beyanla çürür.
Sosyolojik açıdan bakıldığında da kurtarıcı beklentisi kriz dönemlerinde ortaya çıkan karizmatik otorite arayışıyla ilgilidir. Toplumlar norm kaybı, bozulma ve güvensizlik yaşadığında ilke, kurum ve ortak sorumluluk üretmek yerine olağanüstü bir şahsiyetin gelip her şeyi düzeltmesini bekleyebilir. Bu çoğu zaman toplumu bekleme odasına hapseden bir pasifleşme biçimidir.
'Yeni peygamber' çağrısı çoğu kez olağanüstü işaret talebidir, Kuran, işaret veya mucize talebiyle yüzleşir ve bu konuyu eleştirir:
Kef suresi:
90. "Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler.
91. "Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından gürül gürül nehirler akıtmalısın."
92."Veya iddia ettiğin gibi, göğü paramparça edip üzerimize yıkmalısın. Veya Allah'ı ve melekleri karşımıza çıkarmalısın."
93. "Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"
Kriter hiçbir zaman mucize olmamıştır, insanlık hakikat ve adalet zeminine davet edilir.
Burada önemli olan şudur: Mucize talebi çoğu zaman sorumluluğu ertelemek için ileri sürülür. Çünkü açık ilke karşısında insanın görevi bellidir. Fakat olağanüstü işaret beklentisi kişiye henüz şartlar oluşmadı deme konforu sağlar.
Kaos ve zulüm sınanma alanıdır:
O ki hanginizin daha güzel ameller yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı ve o Aziz'dir, Gafur'dur.
Mülk 2
İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.
Rum 41
Çözüm yeni 'peygamber' beklemek mi yoksa fesadı azaltacak adımlar atmak mıdır? Ölçüde taşkınlık yapmayın emri 55:8 tüm insanlığı kapsamıyor mudur yoksa?
Kuran'a göre çözüm; beklemek yerine inşa etmektir.
Mevcut vahyin ilkelerini kurumsallaştırmak, şura ile işler hale getirmek, adaleti yaygınlaştırmak, bilgi ve merhameti çoğaltmak, cehalet ve yoksullukla mücadele etmektir.
Bu noktada sorumluluk bireysel olmaktan çıkarak toplumsal bir örgütlenme bilincine dönüşür. Herkesin kendi payına düşen küçük düzeltmeyi ertelemesi büyük bozulmanın devamına hizmet eder. Sorumluluk dağılırsa fesat çoğalır, sorumluluk sahiplenilirse ıslah başlar.
Her birey kendinden başlamalıdır.
Çünkü Kuran'ın çağrısı harekete geçen insana yöneliktir. Yeni bir uyarıcı beklemek yerine mevcut uyarıyı ciddiye almak, kurtarıcı aramak yerine vahyin ilkeleriyle sorumluluk yüklenmek gerekir. Değişim yerdeki bozulmayı azaltmak için ayağa kalkanların eliyle başlar.
Kalk ve uyarmaya başla.
Müddessir 2
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



