Oruç Nedir? -2-
Kültürel karnavaldan Kurani disipline
Birinci bölümde kelimelerin arkeolojisine inmiş ve savm kavramının kök anlam sabitinin şu şekilde olduğunu keşfetmiştik: Bir akışın, hareketin, işleyişin veya iletişimin, iradi veya doğal bir sebeple askıya alınması, durağanlaşması ve tutulması.
Peki Kuran durmamızı söylerken biz nasıl oldu da Ramazan'ı yılın en hareketli, en gürültülü ve tüketimin tavan yaptığı bir 'festival'e dönüştürdük?
Bugün yaşadığımız Ramazan pratiği Kuran'ın emrettiği dur, bekle ve yönet prensibi yani bir rehabilitasyondan ziyade tarihsel süreçte üzerine eklenen kültürel ve geleneksel katmanların özü bozması ile ucubeleşmiş bir uygulamadır. Osmanlı'dan günümüze miras kalan Ramazan kültürü folklorik açıdan zengin, nostaljik açıdan tatlı ama Kurani açıdan hedef saptırıcı bir tablo sunar.
Davulcuların manilerle sokağı inlettiği, minarelerin mahya adı verilen ışıklarla süslendiği, iftar sofralarının kuş sütü eksik krallara layık ziyafetlere dönüştüğü, pide kuyruklarının Kuran'a yönelme aşkından daha güçlü olduğu, sahura kadar uyumayıp yeme, içme ve eğlencenin sürdüğü bir atmosfer. Orta oyunları, meddahlık, kurulan eğlence mekanları ile tam bir festival ortamı.
Bu görünüm bir kendini tutma görevinden çok bir karnaval havasınına kesinlikle daha yakındır.
Modern zamanlarda savm kapitalizmin en sevmediği eylem olan tüketmeme halinden çıkarılıp, ertelenmiş ve patlatılmış tüketim şölenine dönüştürülmüştür. Küresel pazar insanların bir ay boyunca tüketimi kısmasına tahammül edemez, bu yüzden Ramazan'ı bir gastronomi festivali olarak yeniden paketler.
Televizyonlarda iftarda ne yemeliyiz? programları, lüks otellerde ve restoranlarda fahiş fiyatlarla iftar menüleri ve bitmek bilmeyen en iyi güllaç nerde yenir, bu akşam pide mi yesek yoksa iskender mi tartışmaları. Tüm bunlar savm görevini kendini tutmaktan çıkarıp mideyi neyle ödüllendireceğiz? zihniyetine indirger.
Oruçlu zihin gün boyu akşamki menüyü düşünmeye programlanır. Açlık iftar anındaki hazzı maksimize eden bir iştah artırıcı olarak pazarlanır. Bu yaklaşımların tümü savm'ın gerçek manasına vurulmuş darbelerdir. Savm sistemi yavaşlatmak, iradeyi kontrol altına almak ve sadeleştirerek rehabilite etmek isterken bu gastronomi karnavalı sistemi aşırı yükler ve israfı da kutsallaştırır.
Mevcut uygulamada yapılan şey teknik olarak sadece yemek saatlerini kaydırmaktır. Ramazan modern müslüman için bu anlama gelir.
Gündüz savm ettiğini sanan insan güneş batar batmaz sanki bir baraj kapağı açılmışçasına gün boyu yapmadıklarını yapmaya başlar ve yemediklerini ve hatta daha fazlasını tüketir. Oysa ki savm bir birikimi patlama hali olmamalıydı, bir azaltma ve kontrollü sadeleşme hali ile bizi tedavi etmeliydi. Çünkü savm'ın amacı çok nettir: Takva'ya ulaştırma.
Salat, hacc ve savm görevlerinin tamamının merkezinde Kuran yer almaktadır. Bizi Kuran'dan uzaklaştırmaya çalışan herkes bu görevlerin içeriğini ritüellere ve geleneklere çevirerek sulandırdı. Günümüz toplumlarının en büyük sorunu Kuran'dan uzak kalmalarıdır. Ve günümüz Ramazanlarının tek eksik parçası Kuran'dır. Burada Kuran'ı melodik okuma yarışmalarından ve hatim üzerine hatim indirmekten bahsetmiyoruz. Kuran'ın bize ne dediğini keşfetmekten bahsediyoruz.
Savm'ın ne olmadığını artık biliyoruz. Peki ne olduğunu nasıl keşfedeceğiz?
Kısaca ön zihin hazırlığı yapalım. Gerçek savm Kuran'ın hangi ayetiyle rehabilite olabileceğini düşünen bir bilince geçmektir. Hayatı yavaşlatalım, gürültüyü kısalım ve Kuran'a dönelim. Vahyin bize inmesine izin verelim. Bu görev aslında tam anlamıyla bir Kuran bayramıdır. Yılın geri kalanında dünya telaşı'nın yarattığı parazitler, kapitalist hızın getirdiği metal yorgunluğu ve günahların bedenimizde bıraktığı izler işletim sistemimizi kirletir ve bizi fabrika ayarlarımızdan uzaklaştırır. İşte savm bu kaotik akışa dur diyerek sistemi geçici olarak dış dünyaya kapatma yani offline olma ve kendini Kuran'a göre yeniden formatlama bilincidir.
Ramazan bittiğinde yenen tepsi tepsi baklavalar bayram olarak sunulur fakat insan için asıl bayram Ramazan boyunca Kuran ile onarılmış, virüslerinden temizlenmiş ve update edilmiş parlak bir bilince kavuşmaktır.
Serinin 3. bölümünde Kuran'a göre savm'ın ne olduğunu adım adım ayetler ışığında inceleyeceğiz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.


