Güzin Göksu
15 Ocak 2026, 16:54Temel Konular5.42017 dk okuma

Yetimlere nasıl sahip çıkılır?

Yetim nedir ve nasıl destek olunabilir?

Podcast olarak dinle
Makaleyi istediğin hızda dinleyebilirsin
Yetimlere nasıl sahip çıkılır?

Duha · 9

فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ

Öyleyse yetimi sakın kahretme.


Kuran'ın en önemli prensiplerinden biri olan yetime sahip çıkma emri asırlardır süregelen merhamet eksenli dar okumaların aksine aslında bir özgürleştirme çağrısıdır. Kilit ayetteki takher yasaklaması çoğu zaman bir çocuğun başını okşamak ya da gözyaşını silmekle ilgili ahlaki bir tavsiye olarak düşünülür. Fakat yetimin üzerindeki her türlü sosyal, ekonomik ve psikolojik tahakkümü yıkan siyasi ve hukuki bir düzenlemeye vurgu yapar. Çünkü kahr bir insanı iradesiz bırakmak, onun sığınacağı bir referans noktası olmadığı için başkasına bağımlı bir nesneye dönüştürmektir. Kuran'ın yetim stratejisi bu bağımlılık zincirini kırmaya ve yetimi toplumun yükü olmaktan çıkarıp toplumsal sorumluluk alan birer özne yapmaya davet projesidir.

Kuran'ın inşa ettiği yetim hukuku bir kişinin hayatta tutulmasından ziyade onun başka bir insana kul olmasından korunmasına odaklanır.

Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onları ıslah etmek hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşama karışırsanız onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, fesat çıkaranı da ıslah edici olanı da bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora sokardı. Zira Allah, daima üstün ve mutlak Hakim'dir.
Bakara 220

220. ayette geçen Eğer birlikte yaşama karışırsanız onlar sizin kardeşlerinizdir ifadesindeki Halt toplumsal entegrasyona işarettir yani yetimleri gettolarda veya soğuk yurt binalarında tecrit etmeyi önermez, onları hayatın tam merkezine, bir aradalığa ve sosyal etkileşime dahil etmeyi emreder. Nisa 6'da vurgulanan rüşd kavramı ise bu süreci destekler. Kuran yetimi karnı doyurulması gereken toplumdan kopuk bir canlı olarak konumlamaz. Onları kendi kararlarını veren, mülkiyetini yöneten ve kimseye boyun eğmeyen birer birey olarak topluma kazandırmayı hedefler. Günümüzde geçici yardımlar ve bağış kültürü ile yetimi sürekli verene bağımlı kılmak ayetin yasakladığı o kahr yani hegemonya altında ezilme mekanizmasını bizzat dindarlık maskesi altında işletmeye devam eder.

Dünya ölçeğine baktığımızda modern sosyal devlet modellerinin özellikle İskandinav ülkelerindeki koruyucu aile ve bireysel gelişim odaklı sistemlerin Kuran'ın hedeflediği insan onuruna dayalı bağımsızlaştırma idealine bugünkü İslam toplumlarından çok daha yakın olduğunu görmekteyiz. Bu ülkelerde devlet yetimi meslek sahibi yapar, sosyal bir çevre sunar ve onu bir birey olarak güçlendirir. Günümüz İslam dünyasında yetim meselesi büyük oranda vicdan rahatlatma ve gıda kolisi sığlığına indirgenmiş durumdadır. İslam toplumlarının bu konudaki derin duyarsızlığı ya da yanlış uygulamaları meselenin teknik bir bakım sorunu olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. Ama yetimler toplumun adalet sınavıdır. Bir yetimin la takher ilkesiyle büyümesi demek, onun kimsenin siyasi ajandasına, cemaat yapısına veya ekonomik sömürüsüne alet edilememesi demektir.

İslam toplumlarının bugün yetim konusunda sınıfta kalmasının temel nedeni Kuran'dan uzaklaşma ve onun sosyal boyutunu ıskalamış olmaktır. Allah'tan başkasına kulluğu yasaklayan bir dinin mensupları yetimi kendilerine muhtaç bırakarak yani kahr ederek aslında gizli bir ilahlık yürütmektedir. Yetimi beslemek ile yetimi özgürleştirmek arasındaki o devasa uçurum İslam toplumlarının gelişmişlik düzeyini de belirler. Müslüman zihinler yetimleri birer sevap nesnesi olarak görmeyi bırakıp onları hak öznesi olarak konumlandırmadıkça Kuran'ın bu devrimci mesajı hayata geçmeyecektir.

Geleneksel toplumlarda bir birey, ailesi, aşireti veya sosyal çevresiyle tanımlanır. Türkiye gibi gelişimini tamamlayamamış ülkelerde aile referansı ve hatta siyasi referans olmadan kimse kimseye iş vermemektedir. Yetimler her türlü referanstan mahrum oldukları için savunmasızdırlar ve referansı olmayan insan her türlü manipülasyona da açık hale gelir.

Yetimlere, mallarını verin, onların iyi mallarını kendi habis mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza katıp yemeyin. Kuşkusuz bu büyük bir yasaktır!
Nisa 2

Yetime sahip çıkmanın ona iki kase çorba ikram etmek anlamına gelmediğini zihnimize kazıyalım. Yetime kimsenin boyun eğdiremeyeceği bir onur, meslek ve kişilik inşa etmek aslonan Kuran prensibidir. Toplumda yetimler referanssız kabul edilir fakat bilakis referansları doğrudan Kuran'dır. Yetimin gözündeki korku ve endişe yerini özgüvene bırakmadığı sürece okunan hiçbir ayet kalbe inmemiş, kurulan hiçbir vakıf amacına ulaşmamış sayılacaktır.

Yetimi kendine kul etmekten kaçınan ve onu sadece Allah'a kul olacak bir hürriyete kavuşturan o adil düzeni kurabilmemiz umudunu sürekli taşıyacağız. Ama unutmayalım, umutlar sadece somut eylemlerle realize edilebilir.

Yazıyı Paylaş
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.

Yorumlar

Yayınlanmaz. Yorumuna cevap gelirse haber vermek için.
0 / 5000

Yorumun gönderildikten sonra 5 dakika içinde düzenleyebilir veya silebilirsin. Sonrasında değişiklik için [email protected]'a yaz.

İlk yorumu sen yaz.

Bunları Da Okuyabilirsin
Temel Konular kategorisindeki diğer yazılar