Yılgınlıktan direnişe
Kuran'ın psikolojik direnç tavsiyeleri
Kuran'da insan yüksek bir irade ve zihinsel dayanıklılık sahibi bir özne olarak inşa edilmek istenir. Bu inşa yapılamazsa insanın bir et parçasından farkı olmaz. Kıyam paradigması adını verebileceğimiz bu inşa sürecinde zorluklar karşısında çözülmenin evrelerini tanımlayan ve bu çözülmeyi durduracak mekanizmaları sunan bir dizi reçete de yer alır.
2 ayeti inceleyeceğiz:
Yılgınlığa düşmeyin, hüzne kapılmayın, eğer müminler iseniz mutlaka üstün geleceksiniz.
Ali İmran 139
Pek çok nebinin yanında çok sayıda adanmış topluluk/rabbaniler çarpıştı; Allah yolunda başlarına gelenlerden ötürü ne yılgınlık gösterdiler, ne güçten düştüler, ne de boyun eğdiler; Allah kararlılıkla direnenleri sever.
Ali İmran 146
Kuran'da bu ayetlere göre bireyin veya topluluğun direncinin kırılması üç aşamalı negatif bir süreç olarak tanımlanıyor. Bu süreç zihinde başlıyor, eyleme yansıyor ve mağlubiyetle sonuçlanıyor.
Ayetlerde geçen kavramları inceleyelim.
Vehn / Yılgınlık
Yılgınlığa düşmek olarak çevirebileceğimiz Vehn / VHN kelimesi bir yapının içten içe çürümesi, mukavemetini kaybetmesi halidir. Mücadelenin ilk sarsıntı anında ortaya çıkan motivasyon kaybı ile tetiklenir. Kişinin ben bunu yapamayacağım dediği o ilk kırılma noktası vehn'dir. Bu kırılma yaşandığında fiziksel çekilme de beraberinde gelir. Kuran yılgınlığa dikkat çekerek kıyam etme direnişini henüz düşünce aşamasındayken korumaya alır. Vehn işin eylemsel ve fiziksel boyutudur.
Hüzn / Üzüntü
Dilimize de hüzün olarak geçmiş bir kelimedir, Kuran üzüntüyü yani hüznü geçmişte yaşanmış bir kayba takılıp kalarak bugünün enerjisini tüketmek olarak kodlar. Üzüntülü bir zihin geleceği inşa edemez çünkü enerjisi 'keşke'lerin ağırlığı altında ezilmiştir. Bu konunun psikolojik boyutudur.
Zaaf / Güçten düşme
Yılgınlık yani vehn durdurulmadığında bir sonraki aşama olan zaaf yani güçten düşme başlar. Burada artık hem psikolojik, hem toplumsal bağlar hem de işlevsel kapasite azalır. Kişi ve toplumlar imkanlarını kullanamaz hale gelirler ve stratejik kabiliyet yitimi baş gösterir.
İstikane / Boyun eğme
Çözülmenin son aşaması istikane'dir. Şartların altında ezilmek, kendi özgün kimliğini yitirip baskın gücün mesela bir düşmanın, sistemin, fikrin, doktrinin veya umutsuzluğun altına girerek boyun eğmektir. Tam olarak kıyam'ın bitişidir. Artık direnç tükenmiş ve edilgenlik kalıcı bir hal almıştır. Kişi mağlup olmuştur.
Peki karşı duruş formülü nedir?
Kuran'ın sunduğu bu semantik mimari insanı sürekli aşağı çeken kuvvetlere karşı kıyam projesidir. Geçmişin yükü olan hüzün ile bugünün enerjisini sömüren yılgınlık birleştiğinde birey önce zaaf ve güçsüzlük evresine geçer ve nihayetinde istikane ile iradesini şartlara teslim ederek varlıksal bir çöküş yaşar. İşte bu noktada sabr bu çöküş zincirini kıran aktif bir direnç ve hattı muhafaza etme iradesi olarak devreye girer. Bu bütünsel direnç hali Kuran'ın temel öğretisi olan kıyam'ın nasıl sağlanacağını gösterir.
Hakikatin bilgisinden emin olmanın verdiği o en üstün olma bilinciyle zorluklara karşı dik, onurlu ve sarsılmaz bir duruş sergilenebilir. Aktif direnç olan sabır kıyamın içsel motor gücüdür, kıyam ise sabrın yeryüzündeki eylemsel ve vakur tecellisidir. Başlarına gelenlere rağmen hattı terk etmeyen, pozisyonunu bozmayan ve sarsılmayan aktif direnç sahipleri sabredenlerdir. Hat nedir? Sıratı müstakim'dir.
Ve sadece hakikat bilgisinden emin olup aktif direnç gösterenler kıyam edebilir.
Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
İnşirah 5-6
Sabır ve salat ile gevşeme, üzülme, güçsüzleşme, boyun eğme ve yıkıma karşı güç kazanılabilir.
Salat'ın ne olduğunu keşfedebildik mi?
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.
