Politik tahrifattan filolojik gerçeğe: Halife kavramının arkeolojisi
Halife kökünün semantik incelemesi | Genişletilmiş
Halife kelimesi Türkçe sözlüklerde yönetici, hükümdar ve siyasi lider olarak çevrilerek tahrifata uğratılan bir kavram.
Kökü ḤLF kılcal kök içerisinde birbirinden uzak olmayan iki semantik anlam barındırıyor,
- Ardından gelmek, yerini almak, ardıllık.
- Süreklilik ve devir, nöbetleşe gelme, yer değiştirme.
Aynı kökten ihtilaf kelimesinde ayrışma, farklılaşma ve görüş ayrılığı anlamına doğru açılır, yani birbirini takip etmeyen iki ayrı düşünce anlam zeminini oluşturur, muhtelif ise çeşitli, birbirinden farklı türevler anlamına gelir. Muhalefet ise bir şeyin aksine ortaya atılan fikirdir.
Halife, kendisinden öncekilerin ardından gelip emaneti devralan ve sürdüren sorumluluk taşıyıcıdır.
Peki günümüze göre tanımını yapmaya çalışacak olursak, Halife yeryüzü emanetçisidir, doğrudan siyasi makamla özdeş olmayan, adaletli davranma ve bozulanı ıslah etme yükümlülüğü taşıyan ardıl tür veya görevlidir.
"Ben yeryüzüne bir halife atayacağım"
Bakara 30
tabiri insan'dan önce yeryüzünün başka bir halifesi olduğu fikrine kapı açar. Ayet çoğu zaman 'halife yaratacağım' şeklinde hatalı çevrilir, cümlede CAL جعل fiili kullanılır, bu tayin etmek, atamak ve belirlemek gibi anlamlar taşır.
Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Enam 165
CAL atama ve ḤLG̈ yaratma arasındaki senantik sınır
Bakara 30'da geçen "Ben yeryüzüne bir halife atayacağım" ifadesinde CAL fiilinin kullanılması kritik bir ayrımı işaret eder. Haleka bir şeye form vermeyi, değişime ve dönüşüme uğratmayı ifade ederken CAL mevcut bir yapı veya sistem içerisinde yeni bir statü, işlev veya rol belirlemektir. Bu fiil tercihi halifeliğin yeryüzü ekosistemi içinde devralınan bir işlev ve memuriyet olduğunu kesinleştirir.
ḤLF kökünün en temel fiziksel koordinatı arka, geride kalan, birinin ayak izini takip eden şeklindedir. Birinin yerini alan kişiye halef, yeri boşaltıp gidene selef denir. Bu bağlamda yeryüzü emanetçisi olarak atanan insanın (halifenin), kendisinden önce orada bulunan ve "bozgunculuk yapıp kan döken" (Bakara 2:30'da meleklerin referans verdiği) bir başka formun veya türün yerini aldığı tezi etimolojik olarak tam destek bulur. Halife, boş bir sahneye çıkan ilk aktör değil, nöbeti devralan ardıldır.
Çoğul formlar ve kolektif yükümlülük
Enam 165'te kullanılan yeryüzünün halifeleri tabiri kelimenin siyasi otokrasi ile bağını koparan en güçlü delillerden biridir. Kuran halife kavramını tek bir hükümdara, şahsa veya lidere bağlamaz, tüm insanlığa kolektif bir sorumluluk olarak yükler. Bu çoğul kullanım halifeliğin dikey bir iktidar veya tahakküm hiyerarşisi olmadığını, yatay bir yeryüzü ve ekosistem sorumluluğu şeklinde anlaşılması gerektiğini gösterir. Bireylerin yetenek, imkan ve kapasite farkları emanetin paylaşımındaki rol dağılımıdır.
Kökün nöbetleşe gelme ve birbirini takip etme anlam açılımı evrensel yasalara da uyarlanır. Bakara 164 veya Ali İmran 190 gibi ayetlerde geçen gece ile gündüzün ihtilafı tabiri gecenin ve gündüzün peş peşe gelerek birbirinin yerini almasını ve sürekli bir döngüyü ifade eder. Bu durum yeryüzündeki halifeliğin de statik ve ebedi bir mülkiyet olmadığını, nesillerin birbiri ardına gelerek nöbet tuttuğu geçici bir devir teslim süreci olduğunu kanıtlar.
Bakara 30'daki meleklerin "Orada bozgunculuk yapmakta ve kan dökmekte olan birini mi atayacaksın?" sorusu halifenin asıl görev tanımının ne olması gerektiğinin negatif okumasını sunar. Eğer halefin yani insanın potansiyel riski ifsad yani bozgunculuk ve kan dökmek ise, halifeliğin yani tayin edilen görevin varoluşsal amacı bunun tam zıttı olan ıslah yani düzeltme, onarma ve barışı tesis etme eylemidir. Bozulanı onarmak kök tanımın merkezinde yer alır.
Peki Adem bunu başardı mı? Kuran'da bunu başarabilen bir grup veya başka bir figür var mı? İncelemeye değer..
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



