Sözde İslami tarikatlarda madde kullanımının izleri
Sufi ezoterizminde sahte manevi sarhoşluk
Kuran epistemolojik zeminini insanın berrak bir akıl ve şuur üzere bulunması esasına oturtur. Muhatabından sürekli tefekkür ve taakkul talep eder. Aklı örten her türlü bilinç bulanıklığından da uzaklaşmayı şart koşar.
İslam adı altında örgütlenen bir takım underground sufist tarikatlar özellikle 12. ve 16. yüzyılları arasında İran, Horasan ve Anadolu hattında bu ilahi yasağı tersyüz eden bir pratik geliştirmiş olabilir mi?
Haydariler, Kalenderiler ve Abdallar gibi gruplar cannabis türevleri, banotu, afyon ve datura gibi psikoaktif maddeleri sistematik bir şekilde tüketerek vecd, keşif ve duru görü hallerine ulaştıklarını iddia etmişlerdir.
Ya ana akım tarikatların mensupları da bir takım psikoaktif maddeler kullanarak 'keşif' yaptıklarını sanıyorlarsa?
Kendilerini İslami terminolojiyle kamufle eden yapıların iddia ettikleri aşkın manevi haller, süluk veya riyazetin bilinçli olarak tüketilen psikoaktif maddelerin farmakolojik ve nörokimyasal sonuçları olduğunu iddia etmek çok mümkün. Bu durum dini jargonun arkasına sığınarak biyokimyasal illüzyonlara kutsallık atfeden evrensel bir sahte manevi sarhoşluk fenomenini karşımıza çıkarabilir. Peki mümkün mü?
Kurumsal tekkeler madde kullanımını doğal olarak reddetmek durumundadır. Fakat geçmişte toplumsal normları bilinçli olarak çiğneyen Kalenderi ve Haydari çevrelerde esrar ve bangı kullanımı adeta kimliklerinin bir parçası olmuştu. Kutbüddin Haydar menkıbesi gibi etiyolojik anlatılarla psikoaktif maddelere kutsal bir köken uydurulmuş, duğ-e vahdet / vahdet ayranı gibi haşhaş özlü karışımlarla bu tüketim ritüelleştirilmişti.
Bu çevreler dinin öz tatbikatından kaçmak ve kendi vicdanlarındaki bilişsel çelişkiyi hafifletmek adına ürettikleri metinlerde sofistike bir semantik maskeleme mekanizması kullanır. Tüketilen maddeler hiçbir zaman reel isimleriyle anılmaz bunun yerine mistik metaforlarla şifrelenir:
Berg-i sebz / yeşil yaprak / aşıkların otu.
Esrar / sır: Çoğulu sırlar anlamına gelen bu kelime, esrar maddesini sıradan bir uyuşturucu olmaktan çıkarıp sadece seçkinlerin erişebileceği gnostik bir bilgi anahtarına dönüştürür.
Dem: Madde kullanımı sonrası ritüel anındaki psikolojik durum.
Kalenderi şairlerin "Bu aşıklar otudur, yemez verme her tata" dizesinde görüldüğü gibi psikoaktif maddeler bu grupların ayin sırrına dönüşür.
Bu pratikler Kuran'ın zihni örtmeyin emri ile adeta ontolojik bir savaştır. Osmanlı dönemi uleması bu sapmaya karşı son derece sert fetvalar üretmiştir:
16. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında beng ve afyon kullanımı o kadar yaygınlaşmıştı ki bunlarla savaşmak için fıkhi mekanizmalar işletilmiş, alışkanlık haline getirenler için idam cezasının önü açılmıştı.
Modern nörobilim kenevirin beyindeki varsayılan mod ağını baskılayarak ego çözülmesi ve vahdet hissi yarattığını, banotu ve datura gibi zehirli bitki kimyasallarının ise antikolinerjik delirium yani madde veya bitki zehirlenmesine bağlı geçici delirme ve kafa karışıklığı üreterek uçma, gaybı seyretme ve var olmayan varlıklarla konuşma gibi sanrılara yol açtığını kanıtlamıştır.
İronik olan dervişlerin ilahi sır diye sunduğu bu vizyonların rasyonel tıp tarafından çok erken dönemde deşifre edilmiş olmasıdır. İslam dünyasının en büyük hekimi İbn Sina el-Kanun fi't-Tıbb adlı eserinde kenevir ve banotu'nun dimağda kurutucu etkiler yaptığını, hayal gücünü patolojik düzeyde uyararak insana var olmayan suretler ve görüntüler gösterdiğini açıkça kaydeder. Yani dervişin keşif dediği hal tıp literatüründe madde kullanımına bağlı melankolik bir sanrı olarak tescillenmiştir.
Maddeden kutsallık üretme eğilimi İran ve Anadolu Sufizm dünyasına özgü değildir. Antik Yunan'da tüketilen ergot mantarı özlü kykeon içeceği, Orta Çağ Avrupa'sında cadılık davalarına konu olan banotu ve belladonna karışımlı uçuran merhemler, Aleister Crowley'nin Thelema doktrinindeki sakramentleri ve modern Amazon kabilelerinin ayahuasca kullanımları aynı evrensel hatalı yönelişin parçalarıdır. İnsanlık tarihi boyunca marjinal yapılar aşkın bir vizyon elde etmek ve kurumsal otoriteyi bypass ederek ilahi otorite haline gelmek için bilinci manipüle eden maddelere sığınmışlardır.
12. ve 16. yy İran, Horasan ve Anadolu hattındaki dervişlerin zikir ve sema meclislerinde ulaştıklarını iddia ettikleri aşkın mertebeler aslında farmakolojik bir müdahalenin öngörülebilir sonuçlarıdır.
Kullanılan maddelere ve etkilerine kısaca bir göz atalım:
Cannabis
Etken madde: Tetrahidrokannabinol.
Fizyolojik etkisi: Kalp atış hızında artış, ağız kuruluğu, gözlerde kanlanma, iştah artışı, motor koordinasyonda bozulma.
Psikolojik etkisi: Aşırı neşe, uhrevi haz hissi, zaman algısında yavaşlama veya bozulma, sesler ve renklerde keskinleşme, gevşeme, yüksek dozda anksiyete, paranoya ve panik atak. Derviş bağlamında dünyevi kaygılardan kurtulma ve vecd olarak yorumlanan durumun temelidir.
Banotu
Etken madde: Hiyosiyamin, skopolamin, atropin.
Fizyolojik etkisi: Ağız ve boğaz kuruluğu, yutkunma güçlüğü, bulanık görme.
Psikolojik etkisi: Gerçeklikle temasın kopması, canlı ve genellikle korkutucu görsel ve işitsel halüsinasyonlar, uçma hissi, var olmayan insanlarla veya varlıklarla konuşma, zihin bulanıklığı. Dervişlerin gayb alemini seyretme, Hızır'la görüşme ve ruhlarla konuşma iddialarının en muhtemel farmakolojik temelidir.
Datura / Şeytan elması
Etken madde: Hiyosiyamin, skopolamin, atropin.
Fizyolojik etkisi: Banotu ile aynı fakat çok daha şiddetli. Göz bebeklerinde kalıcı hasar riski, aşırı travma, koma ve solunum durmasına bağlı ölüm riski.
Psikolojik etkisi: Aşırı şiddetli ve kontrol edilemez akıl karışıklığı. Gerçek ile sanrıyı ayırt edememe, sıklıkla cehennemsel veya şeytani olarak tanımlanan korkunç vizyonlar, şiddetli paranoya. Doz kontrolü neredeyse imkansız olduğu için ritüel kullanımı ölümle sonuçlanabilecek bir zehirle dans maddesi.
Adamotu / Mandrake
Etken madde: Hiyosiyamin, skopolamin.
Fizyolojik etkisi: Banotu ve datura ile aynı etki profili, fakat genellikle daha düşük.
Psikolojik etkisi: Halüsinasyon, akıl bulanıklığı. Avrupa cadılık geleneklerinde uçuran merhem'lerin temel bileşenlerindendir. Süpürge üzerinde uçan cadı imgesi mandrake otu etkisindendir. En belirgin tesiri uçma hissi ve başka alemlere yolculuk sanrılarıdır.
Baldıran
Etken madde: Koniin.
Fizyolojik etkisi: Kas güçsüzlüğü, titreme, solunum kaslarının felci ve ölüm. Sokrates'in idamında kullanılan zehirdir.
Psikolojik etkisi: Küçük dozlarda kullanımı uyuşturucu etki verir. Bilinç genellikle son ana kadar açık kalır ancak motor kontrol tamamen kaybolur. Canın bedenden çıktığı hissini yaratır. Dervişler bunu ruhum bedenimden çıktı şeklinde anlatır.
Ergot mantarı
Etken madde: Ergotamin.
Fizyolojik etkisi: Damar daralmasına bağlı şiddetli kas krampları.
Psikolojik etkisi: Kontrollü dozlarda LSD benzeri güçlü bir psikedelik etki. Çok canlı ve görülmemiş türde renkli vizyonlar, etrafındaki cisimlerin şekillenmesi ve konuşması. Zaman ve mekan algısının tamamen çözülmesi, derin mistik ve dönüştürücü deneyimler, ego ölümü.
Ayahuasca
Etken madde: Dimetiltriptamin ve harmalin.
Fizyolojik etkisi: Şiddetli bulantı, kusma, ishal, kalp atış hızında artış, terleme.
Psikolojik etkisi: Yoğun görsel halüsinasyonlar, kişinin kendi geçmişi ve evrenle kurduğu bağ ile ilgili sanrılar, ilahi varlıklarla, ruhlarla veya hayvanlarla temas deneyimi sanrısı, derin duygusal katarsis. Dervişler arasında en güçlü ilahi temas aracı olarak bilinir. Güney Amerikada bulunur.
Maddelerin etkileri ne kadar da 'mistik tecrübe' anlatılarına benziyor öyle değil mi?
Sufi çevrelerin geliştirdiği sofistike metafor dili ve semantik maskeleme taktikleri özünde ilahi yasağı delme ve aklı örten maddeleri ilahi temas kılıfıyla rasyonalize etme stratejisidir. Kuran aklı ve şuuru müminliğin kurucu öznesi kılarak bu tür mistik ve muğlak esriklik kapılarını en baştan kapatmıştır. Marjinal zümrelerin ilahi sır olarak pazarladıkları vizyonlar psikoaktif maddelerin zihinde bıraktığı biyokimyasal gölgelere ve patolojik sanrılara aittir. Dini söylemlerin arkasına gizlenen maddi ajandaların rasyonel, tıbbi ve teolojik süzgeçlerle deşifre edilmesi hayati öneme sahiptir.
Hollywood filmlerinde fantastik hikayeler anlatan kişiye detektifler 'dün gece alkol veya ilaç kullandın mı' sorusunu sorarlar. Eğer bir tarikat mensubu size bir takım fantastik hikayelerden bahsediyorsa madde kullanıp kullanmadığını sorabilirsiniz.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz.



